TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI SINAVI: COP31
Türkiye’nin ev sahipliğinde 09-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansına (COP31) çok az bir süre kaldı.
Korkum o ki; ülkemizde yaşanan yoğun gündem arasında COP31’in yara alması. İnşallah alnımızın akıyla bu sınavdan başarıyla çıkarız.
Geçtiğimiz yıl Brezilya’da düzenlenen COP30 toplantısında alınan kararla COP31 toplantısının Türkiye’de yapılacağının bildirilmesi üzerine Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından COP31 Başkanlığına Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat KURUM görevlendirilmiştir.
COP31 toplantısı hazırlıkları yaklaşık bir yıldır devam ediyor. İlgili Kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri hatta gönüllü çevreciler destek veriyor. Özellikle gençler ve kadınlar iklim krizi konularında bilgilendiriliyor. Günü geldiğinde başarılı olmak için ekipler oluşturuluyor. Velhasıl 81 ilde hummalı bir çalışma sürdürülüyor.
Konferansın lojistiğini, operasyonlarını, eylem gündemini ve Başkanlığını yürütme görevini üstlenen COP31 Başkanı Sayın Bakan Kurum, son bir yılda mesaisinin büyük bir bölümünü bu işe ayırmış, dur durak bilmeden çalışıyor. Bu kapsamda yurt içinde ve yırt dışında temaslarda bulunuyor.
Yine COP 30’da alınan karar gereği; Zirvenin resmi müzakere süreçlerini yönetme ve taslak metinleri hazırlama yetkisi Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen öncülüğünde Avustralya hükümetine verilmiştir.
Her iki ülkenin yetkilileri sık sık bir araya gelip toplantının ayrıntılarını değerlendirmekte ve hazırlıkları yürütmektedirler. Son olarak COP31 öncesinde Pasifik ada ülkeleri Fiji ve Tuvalu’da Pre-COP açılış oturumunda konuşan Bakan Kurum; “COP31 Başkanlığı olarak ortak hedefimiz nettir; 1,5 derece hedefini korumak, aşımı mümkün olduğunca sınırlamak ve iklim eylemini bugünden geleceğe uzanan güçlü bir uygulama sürecine dönüştürmek “. Vurgusunu yapmış ve toplantının hedeflerini bir kez daha tekrarlamıştır.
Türkiye; iklim krizine üç temel ilkeyle yaklaşmaktadır: Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon. Bu kapsamda; ülkemizde gerçekleştirecek olan COP31’de önceki oturumlardaki taahhütlerin somut uygulamaya dönüşmesi beklenmektedir.
Öte yandan COP31 Şehirler ve Yerel Yönetimler Özel Elçisi olarak atanan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Dünya Belediyeler Birliği (UCLG) Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay, uluslararası temasları kapsamında Dünya Belediye Başkanlarını COP31’e davet etmiştir. Örnek şehir olarak gösterilen Konya burada da görücüye çıkacaktır.
Görüldüğü üzere ülkemizde çevre adına güzel şeyler oluyor. İnşallah daha da güzel şeyler olacak. Ancak kamuoyu başta Fon Krizi olmak üzere ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk ve hırsızlıkla mücadele gibi konularla o kadar meşgul ediliyor ki; yaklaşmakta olan uluslararası sınava odaklanılamıyor. COP31 gündemdeki yerini maalesef yeterince alamıyor.
Her ne kadar Sürdürülebilir Çevre Derneği (SÜÇEV) olarak ilgili her platforma başvuru yapmamıza rağmen kabul görmesek de: şehrimizde yapılan hazırlık toplantılarına davet edilmesek de yüreğimizdeki vatan sevgisi ve çevre sevgisinin bir ifadesi olarak COP31’in başarılı olmasına destek veriyor ve dua ediyoruz.
Umarız ki; Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek olan COP31’e katılan ülkeler, hedeflerle oyalanmayıp bu kez uygulamaya yönelik eylemler harekete geçer. Türkiye’de böyle önemli bir sınavdan başarıyla çıkar. Kalın sağlıcakla.