KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8258 %0.05
55,9799 %-0.01
11.138,62 %-0.03
BBN Haber Yaşam Ellerinizi toprağa bulaştırın: Sağlığa faydaları saymakla bitmiyor

Ellerinizi toprağa bulaştırın: Sağlığa faydaları saymakla bitmiyor

Araştırmacılar, çocukların ciltleri, tükürükleri ve dışkılarındaki mikropları; kan ve saç örnekleriyle birlikte analiz ederek, doğa her gün oynadıkları alanlara taşındığında bağışıklık sistemlerinde üç yıllık süreç boyunca neler olduğunu öğreniyor.

Ellerinizi toprağa bulaştırın: Sağlığa faydaları saymakla bitmiyor
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 3 dk

Sağlık doğada mı? Ellerimizi toprağa sokmak ve çimlere, ağaçlara ya da yosunlara dokunmak, cildimiz ve bağışıklık sistemimiz için çok çeşitli faydalar sağlıyor.

Bakılacak pek çok farklı ağaç türü var, özellikle baharda kokulu çiçekler açıyor ve coşkulu kuş sesleri havayı dolduruyor.

Son araştırmalar, normalde yanından geçip gittiğim ağaçlara, çalılara ve toprağa uzanıp dokunmanın faydalı olabileceğini gösteriyor.

Bu arada Finlandiya Çevre Enstitüsü'nde ekolojist ve doğa-sağlık araştırmacısı olan Mira Grönroos, bir deney kapsamında insanlardan ellerini 20 saniye boyunca toprak, turba ve yosunla ovmalarını istedi.

Güneş ışığına ihtiyacımız var mı?

Bu arada cildimizde daha fazla bakteri bulunması kulağa çekici gelmeyebilir.

Yine de çok sayıda farklı mikrop birlikte yaşadığında birbirlerini dengede tutuyor ve bizi daha zararlı, hastalık yapıcı bakterilere karşı koruyorlar.

Öte yandan giderek büyüyen araştırma birikimi, toprak ve bitkiler gibi doğal materyallerle temasın cildimizin mikrobiyal çeşitliliğini artırmanın kolay bir yolu olduğunu ve bunun yalnızca cildimize değil, bağışıklık sistemimize de fayda sağladığını gösteriyor.

AĞAÇLARA DOKUNMAK

Bu arada yürüyüşüm sırasında durup ağaç kabuğuna dokunmaktan ya da çimlere oturmaktan memnuniyet duyarım. 

Yine Grönroos'a göre daha uzun süreli temas çok daha iyi olur; çünkü deneyinde "cilt mikrobiyotası çok hızlı bir şekilde önceki durumuna benzer bir hâle geri döndü".

Bu sonuçlar, doğayla uzun süreli veya sık cilt temasının cildimizde ve vücudumuzda olup bitenleri önemli ölçüde değiştirebileceğini gösteriyor.

Çamurda oynamak

Yanı sıra Finlandiya'nın merkezindeki Aurinkolinna kreşinde kirli eller çocuklar için olağan bir durum.

Çocuklar her gün en az birkaç saatlerini ağaçlık bir oyun alanında oynayarak geçiriyor; çalılar ve ağaçlar arasında koşuyor, iplere tırmanıyor, kumdan kaleler yapıyor, su birikintilerinde sıçrıyor ve avuç dolusu toprak ile odun parçaları topluyorlar.

Her günün sonunda baştan ayağa çamura bulanmış oluyorlar.

Bilim insanları şimdi bunun sağlıkları için neden yararlı olabileceğini araştırıyor.

Araştırmacılar, çocukların ciltleri, tükürükleri ve dışkılarındaki mikropları; kan ve saç örnekleriyle birlikte analiz ederek, doğa her gün oynadıkları alanlara taşındığında bağışıklık sistemlerinde üç yıllık süreç boyunca neler olduğunu öğreniyor.

Yapılan at-raştırmada asfalt kaplı bir bahçede oynayan çocuklarla karşılaştırıldığında, orman toprağı üzerinde oynayanların ciltlerinde bir yıl sonra daha fazla mikrobiyal çeşitlilik görüldü.

Dolayısıyla bu çeşitlilik cildimizin sağlığı açısından önemli.

Uzmanlara göre, ciltteki bakteri çeşitliliğinin artırılması hastalık yapıcı bakterilerin baskın hâle gelmesini önleyerek mikrobiyal topluluğun dengede kalmasını sağlayabili.

Araştırma, çocuklar orman zemini üzerinde oynadığında ciltlerinde potansiyel patojenlerin daha az bulunduğunu ortaya koydu.

Bunun nedeni muhtemelen diğer mikropların sayı ve çeşitlilik bakımından fazla olması ve bu "kötü" bakterileri geride bırakması.

Kısaca bu bulgular, belki de hepimize yosun tutmuş o ağaca uzanıp dokunmayı, çimlere oturmayı ve biraz çamurdan korkmamayı hatırlatıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız