KONYA HABER
Konya
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0411 %0.04
55,4726 %-0.18
10.723,96 %0.11
BBN Haber Kültür Sanat Türkiye’nin ilk yapay zekâ filminde horoz başrolde

Türkiye’nin ilk yapay zekâ filminde horoz başrolde

Denizli’nin simgesi olmasının yanı sıra ‘En uzun ötüş’ ile rekorları elinde bulunduran Denizli Horozu, sahip olduğu ünüyle Türkiye’nin ilk yapay zeka filminde kendine rol buldu.

Türkiye’nin ilk yapay zekâ filminde horoz başrolde
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 2 dk

İstanbul’un tarihi hazineleri korumak için Anadolu’nun dört bir yanından gelen sıra dışı kahramanların hikayelerini konu alan Türkiye’nin ilk yapay zekâ filmi Efsaneler Takımı, 2 Ekim’de sinemaseverlerle buluşacak. Film ekibi, Denizli’nin simgesi olmasının yanı sıra ‘En uzun ötüş’ ile Avrupa ve Dünya rekorları elinde bulunduran Denizli Horozuna da senaryolarında yer verdi. Denizli horozu, filmde disipline aşık, teşkilatçı bir "gazi" kimliğiyle ekrana taşınıyor.

“Ülkemizin kültürel ve tarihi mirasına sahip çıkıyoruz”

Türkiye’nin değerlerine sahip çıkmak adına farklı bölgelerden karakterler belirlediklerini ifade eden filmin yönetmeni Cengizhan Uluocak, "Animasyon filmimizde "Fırfır" karakterine hayat vermemiz, sıradan bir hikaye kurgusunun ötesinde, doğrudan ülkemizin kültürel ve tarihi mirasına sahip çıkma misyonumuzun bir sonucudur. Endemik ve dünyaca ünlü bir değerimiz olan Denizli horozunu; disipline aşık, teşkilatçı bir "gazi" kimliğiyle ekrana taşımak, Anadolu insanının vatanseverlik ve dayanışma şuurunu yeni nesillere aktarmanın en samimi yollarından biridir. Fırfır’ın kendi tavuklarını bir nizam içinde organize etmesi ve bir diğer milli sembolümüz olan Kangal’ın çağrısını tereddütsüz bir "seferberlik" emri sayarak İstanbul serüvenine atılması, Türk milletinin yardımlaşma, sadakat ve omuz omuza mücadele etme genetiğini temsil eder. Bu bilinçli karakter tercihimizle; çocuklarımızın ve gençlerimizin yerel değerlerimizi sadece görsel birer figür olarak değil, milli tarihimizin ve kültürel kodlarımızın yaşayan, gurur verici ve ilham kaynağı muhafızları olarak benimsemelerini sağlayarak, ülke mirasımızın geleceğe taşınmasına kalıcı bir katkı sunmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız