KONYA HABER
Konya
Az bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5821 %0.00
55,6666 %-0.24
10.843,99 %-0.01

Lekelenmeme Hakkı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

* Suç mu işlediniz. Hâlbuki ülkenizde suç değildi sakız çiğnemek. Anlattınız, savunma yaptınız, doktor size rapor vermişti sakız çiğneme mecburiyetiniz vardı, yazışmalar yapıldı, gerçek resmi kurumlardan geldi problem çözüldü. Size de eczaneden bu raporla sakız alabileceğiniz söylendi. Ülkemizde para üstü metal para az olunca büyük 3 harfli marketlerde bile para üstü olarak kuruş yerine geçen bir şey yüzünden az daha lekeleniyordunuz. Lekelenmeme hakkı her insan için geçerlidir. İnsan olma yolundan çıkanlar kendilerini düşünüp toplumu yok sayıp rahatça lekelenebilir.

* Lekelenmeme hakkı, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan herkesin, suç şüphesi, soruşturma veya yargılama süreçleri nedeniyle toplum nazarında suçlu ilan edilmemesini, onur, şeref ve haysiyetinin korunmasını güvence altına alan temel bir ceza hukuku ilkesidir. Anayasa'nın 38/4 maddesinde ve Avrupa insan hakları sözleşmesinin madde 6/2'de güvence altına alınan masumiyet karinesinin en önemli yansımasıdır. Masumiyet mahkeme ve kamu otoriteleri karşısında suçlu muamelesi görmemesini sağlarken, lekelenmeme hakkı bireyin sosyal çevre, iş hayatı ve kamuoyu karşısında suçlu damgası yememesini amaçlar. Hakkında haksız, soyut ve mesnetsiz ihbarlar yapılan kişilerin derhal şüpheli haline getirilerek adli sicil ve itibar kaybı yaşamasının önüne geçilmeye çalışılır. Devlet, soruşturma ve kovuşturma süreçlerini yürütürken masumiyet ilkesine zarar verecek eylemlerden kaçınmakla ve bu süreci gizlilikle yürütmekle yükümlüdür. Anayasa Madde 38/4 suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar hiç kimse suçlu sayılamaz. CMK Madde 158/6 soruşturmaya yer olmadığı kararı, ihbar veya şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması ya da fiilin suç oluşturmadığının açıkça anlaşılması durumunda savcılığın soruşturma başlatmamasını ve kişiye şüpheli sıfatı verilmemesini sağlar. CMK Madde 157 ve TCK Madde 285 ise soruşturmanın gizliliği ilkesi ile soruşturma ve kovuşturma evresindeki kişilerin suçlu gibi gösterilmesini veya bu süreçteki görüntülerin hukuka aykırı şekilde yayınlanmasını suç sayar.

* Ülkemizde masumiyet karinesi, yasal güvencelere rağmen pratikte sosyal medya baskısı, yargısız infazlar, lekeleyici medya dili ve tutukluluk tedbirinin cezalandırmaya dönüşmesi gibi yöntemlerle sıklıkla suistimal ediliyor. Bir olay sosyal medyaya yansıdığı andan itibaren, şüpheliler hakkında henüz deliller toplanmadan suçlu ilan edilir. Sosyal medyadaki infial, yargı makamları üzerinde baskı oluşturuyor. Hâkim ve savcılar, kamuoyu tepkisinden çekindikleri için hukuki şartlar oluşmasa bile tutuklama kararı veriyor. Haber ajansları ve gazeteler, henüz iddianamesi bile hazırlanmamış şüpheliler için dikkat çeken katil, hırsız, sapık gibi kesin ifadeler kullanıyor. Şüphelilerin yüzleri, isimleri ve adresleri açıkça paylaşılarak henüz beraat etme ihtimalleri varken toplum nezdinde kalıcı olarak mahkûm ediliyor. Hukuken tutuklama, kaçma veya delil karartma şüphesi olduğunda başvurulan son çare istisnai bir tedbir olmalıdır. Ülkemizde tutuklama, genellikle toplumsal öfkeyi dindirmek için erken bir ceza kesme aracı olarak uygulanıyor. Konyaaltı ilçesinde yaşanan akıl almaz olay, adli sistemdeki kimlik denetimi zafiyetini ve haksız tutuklamalarda Vatandaşların yaşadığı çaresizliği gözler önüne serdi. Kısa sure önce geçirdiği cerrahi operasyonun ardından evinde istirahat eden gayrimenkul danışmanı Ali Süslü, imza atması gerektiği söylenerek çağrıldığı karakolda hayatinin şokunu yaşadı. Adana'da ikamet eden 23 yaşındaki aynı isimli bir başkasının 10 günlük kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle ne savcı, ne de hâkim yüzü görmeden doğrudan Antalya L Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumu'na gönderilen Süslü, hatanın 9. günde ortaya çıkmasına rağmen bürokratik engeller yüzünden 1 gün daha fazladan hapis yatmak zorunda kaldı. Cezaevinde sağlık sorunları yaşayan ve dikişleri nedeniyle iki kez acil servise sevk edilen Ali Süslü, suçsuz olduğunu defalarca anlatmasına rağmen personeli inandıramadı. İnanılmaz hata, cezaevindeki 9. günde kurum psikoloğu ile yapılan rutin görüşme sırasında açığa çıktı. Bilgisayar ekranındaki adli kayıtları inceleyen psikolog, dosyada adı gecen hükümlünün Adana'da ikamet eden 23 yaşındaki bir başka Ali Süslü olduğunu anladı. İsimlerin aynı olmasına karşın T.C. kimlik numaralarının, anne-baba adlarının ve ikamet adreslerinin tamamen farklı olduğu resmi kayıtlara geçti.

*Sonuç olarak, lekelenmeme hakkı herkes için geçerli olduğu halde kamuda liyakat azlığından dolayı hayat zorlaşıyor. Kamu hayatı kolaylaştırmak için vardır aynı şekilde teknolojide bu iş vardır. Bizde ise yapay zekâ en iyi maliyede, drone teknolojisi emniyette, en geniş serverlar borsada var. Gözüken durum teknolojiyle çözüm olmadığıdır. Yıllardır operatörlüğü teknolojik gelişme sayanlar NVIDIA ve Teslaya bakmalı. Yerli milli teknoloji olarak nelerimiz var. Şişirilen kamu acil olarak az sayıya indirilmelidir. Dünyada yankı bulan büyük olaylarda bizi lekeliymiş gösterenler hep kusura bakmayın diyen kamu görevlileri. Belediyelerden ve kamu kurumlarından sağlanan gri pasaportla yurtdışına gidip ama geri dönmeyenler yüzünden ülkemizin akademik personeli seminer için bile yurtdışına çıkamıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız