KONYA HABER
Konya
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,3104 %0.01
55,9807 %-0.12
10.928,54 %-0.55

ZİHİNSEL OBEZİTE

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Maruz kalma çağında olmalıyız. Hayatımızın bir kısmı artık ekranlarda geçerken bazı şeylerin zihnimize nasıl girdiğinin farkına bile varamıyor olabiliriz. 
Öreğin ekran obezitesi böyle bir şey. 
Ekran medyası üzerinden yağmur gibi veri ve görsel akıyor. 
Ne yiyeceğimizden ne giyeceğimize nasıl evleneceğimizden kimi eş olarak seçeceğimize, bilmem neredeki bir böceğin bilmem neredeki bir başka böcekle çiftleşmesinden doğan yavrunun sabah öğününde ne yediğine kadar… Liste uzayabiliyor.
Bilgiyle veriyi ayırmak mümkün mü? 
Veri yağmur, bilgi ise bu yağmur yağarken altına bir su bardağı tutmak ve onu doldurmaktır.
Bu hepimiz için her zaman mümkün olmuyor. Artık mümkün olmuyor.
Kendi kendimize geliştirdiğimiz ekran disiplinini yine ekran medyası bozabiliyor.
Ekran obezitesi böyle bir şey ve siz sosyal medyada bir konuyla ilgili bilgi ararken önünüze aniden şekerleme çıkıyor. Ya da bir içecek veya bir yemek, spor ayakkabı vb. 
Bir anda maruz kalıyorsunuz.
Zihnimiz uyarılıyor.
O bilgiyi ararken karşımıza çıkan hiç beklemediğimiz şeyin peşine düşebiliyoruz.
Bunun için de yapacağımız çok fazla şey yok. 
Böylece zihinsel bir obezitenin tuzağına düşüveriyoruz.
Çünkü sistem bizden bunu istiyor.
Maruz kalma çağı dediğim de bu.
Bizi zorunlu olarak maruz bırakıyorlar sonra biz maruz kalmayı arzuluyoruz.
Çünkü düşünmek istemiyoruz. 
Fikir yürütmek istemiyoruz.
Sürekli maruz kaldığımız şeyler üzerinden ilerliyoruz. Bu aslında internet henüz bu kadar yaygın değilken de vardı. Sabah insanlar birbirine “şu dizi izledin mi?” diye soruyorlardı, dizilerin popüler olduğu dönemde. İzlemeyen muhabbetten dışlanıyordu.
Bu zihinsel obeziteye yakalanmamakta ısrar ediyorsanız toplumsal dışlanma devreye giriyor.
Bu damgalanmak gibi bir şey insanlar için.
Yani ne yapacaksınız? Ya o muhabbete dahil olacaksınız yani maruz kalacaksınız ya da dışlanmayı kabul edeceksiniz.
Bundan bir kurtuluş var mı? Bir ekran disiplini olabilir özel hayatımızda ama bu ne kadar mümkün olabilir bunu da bilmiyorum. 
Çünkü artık ekran zorunluluğumuz her geçen gün artıyor. Bu bağlamda belki odaklanmak en iyisi. Yani maruz bırakılacağımız şeyleri tespit edip, onu bay pass etmek mümkün gibi görünüyor.  

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız