Günümüzde akıllı telefon veya bilgisayar almayı planlayan tüketiciler için teknoloji pazarında yeni bir dönem başlıyor. Yapay zekâ uygulamalarını çalıştıran veri merkezlerinin bellek çiplerine yönelik artan talebi, üretim kapasitesi üzerinde baskı oluştururken maliyetleri de yükseltiyor. Bu durum yalnızca çip üreticilerini değil, telefon ve bilgisayar markalarını da etkiliyor. Üreticiler artan maliyetleri fiyatlara yansıtmak zorunda kalırken bazı modellerde donanım özelliklerini sınırlama seçeneğini de değerlendirebiliyor. Sonuç olarak tüketiciler, yeni bir cihaz için daha fazla para ödemelerine rağmen bekledikleri ölçüde teknolojik yenilikle karşılaşmayabilir.
bellek piyasasında dengeleri değiştirdi
Artık küresel bellek piyasasında yaşanan fiyat artışlarının arkasında, yapay zekâ sistemlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek miktardaki veri işleme kapasitesi bulunuyor. Büyük dil modelleri ve diğer yapay zekâ uygulamaları, çalışabilmek için güçlü işlemcilerin yanı sıra büyük miktarda belleğe de ihtiyaç duyuyor. Bu sistemleri barındıran veri merkezleri, bellek üreticileri açısından giderek daha önemli bir müşteri haline geliyor.
Dolayısıyla bellek pazarındaki fiyat artışları ürün türlerine göre farklılık gösteriyor. NAND flash bellek fiyatlarının bir yılda üç kattan fazla arttığı, DRAM fiyatlarının ise bazı piyasa segmentlerinde dört katına çıktığı belirtiliyor. Yapay zekâ sistemlerinde kullanılan yüksek bant genişlikli belleklerin (HBM) fiyatı da geleneksel DRAM'in yaklaşık beş katına ulaşabiliyor.
Öte yandan burada önemli bir ayrım bulunuyor: NAND flash, telefon ve bilgisayarlarda fotoğraf, video ve dosyaların saklandığı depolama alanlarında kullanılıyor. DRAM ise cihazların uygulamaları çalıştırırken geçici olarak kullandığı belleği oluşturuyor. HBM olarak adlandırılan yüksek bant genişlikli bellekler de özellikle yapay zekâ hesaplamalarında büyük miktarda verinin hızlı işlenmesine yardımcı oluyor.
Günümüzde yapay zekâ altyapısına yapılan yatırımlar büyüdükçe bu ürünlere yönelik talep de artıyor. Üreticiler sınırlı üretim kapasitelerini daha yüksek gelir elde edebildikleri ürünlere yönelttiğinde, telefon ve bilgisayarlarda kullanılan geleneksel bellek türlerinin arzı da baskı altında kalabiliyor.
Artış neden telefonları da etkiliyor?
Yeni bellek çipleri, akıllı telefon ve bilgisayarların maliyetinde önemli bir yer tutuyor. Özellikle yüksek RAM kapasitesine ve geniş depolama alanına sahip modeller, fiyat değişimlerinden daha fazla etkilenebiliyor. Çip fiyatlarındaki artış doğrudan cihaz maliyetlerine yansıyabildiği gibi üreticilerin tedarik anlaşmalarını ve ürün planlarını da değiştirebiliyor.
Bu arada telefon üreticileri artan maliyetleri karşılamak için birkaç farklı yol izleyebilir. Şirketler satış fiyatlarını yükseltebilir, maliyet artışının bir bölümünü kendi kâr marjlarından karşılayabilir veya cihazın bazı özelliklerini yeniden düzenleyebilir. Hangi seçeneğin tercih edileceği markaya, ürünün fiyat segmentine ve rekabet koşullarına bağlı olarak değişebilir.
Dahası üreticilerin bütün maliyet artışlarını fiyatlara yansıtması her zaman kolay değil. Özellikle rekabetin yoğun olduğu pazarlarda fiyatları çok fazla artırmak satışları olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle donanım bileşenlerinde değişikliğe gitmek, şirketler açısından alternatif bir çözüm haline gelebilir.
düşük donanım
Yeni dönemde tüketiciler açısından en dikkat çekici risk, yeni cihazların fiyatları yükselirken donanım özelliklerinin aynı hızla gelişmemesi. Bellek maliyetlerindeki artış sürerse bazı üreticiler giriş ve orta segment modellerde RAM kapasitesini veya depolama alanını sınırlayabilir. Kamera sistemlerinde de daha uygun maliyetli bileşenlere yönelmek gibi değişiklikler gündeme gelebilir.
Buna göre RAM kapasitesi, bir telefonun aynı anda kaç uygulamayı ne kadar rahat çalıştırabildiğini etkileyen unsurlardan biri. Belleğin azalması, özellikle çok sayıda uygulamanın birlikte kullanıldığı durumlarda performansı etkileyebilir. Daha az depolama alanı ise fotoğraf, video ve uygulamalar için daha çabuk yer açma ihtiyacı doğurabilir.
Dolayısıyla bu durum her yeni telefonun daha düşük özelliklerle piyasaya çıkacağı anlamına gelmiyor. Üreticilerin tercihleri modele ve fiyat aralığına göre değişecektir. Bununla birlikte tüketicilerin yalnızca cihazın yeni olmasına veya model numarasına bakmak yerine RAM, depolama kapasitesi ve kamera özelliklerini önceki nesillerle karşılaştırması daha önemli hale geliyor.
GÜNÜMÜZDE Yeni fabrikalar kurmak neden çözüm olmuyor?
Yeni oluşan ve artan talebe karşı bellek üretimini hızla artırmak, göründüğü kadar kolay değil. Yeni yarı iletken fabrikalarının kurulması milyarlarca dolarlık yatırım gerektiriyor. Tesislerin inşa edilmesi, üretim ekipmanlarının kurulması ve verimli üretim seviyesine ulaşılması uzun zaman alabiliyor.
Dahası üreticilerin bugün yapacağı yatırımın geri dönüşü, gelecekteki talebe bağlı. Bellek sektörü geçmişte hızlı büyüme dönemlerinin ardından arz fazlası ve fiyat düşüşleri yaşadı. Talep zayıfladığında yüksek maliyetle kurulan fabrikalar şirketler için ciddi finansal yük oluşturabiliyor.
Dolayısıyla üreticiler yeni kapasite yatırımlarında temkinli davranıyor ve talebin birkaç yıl boyunca güçlü kalacağına dair daha fazla güvence arıyor. Yapay zekâ yatırımları bellek talebini artırsa da üretimin aynı hızda büyüyememesi, fiyatlar üzerindeki baskının devam etmesine yol açabiliyor.
fiyat baskısı birkaç yıl sürebilir
Bu arada uzman değerlendirmelerine göre bellek piyasasındaki sıkışıklığın tüketici elektroniğine etkileri kısa sürede ortadan kalkmayabilir. Önümüzdeki iki-üç yılda telefon ve bilgisayar fiyatlarında baskının sürmesi, donanım yeniliklerinin ise önceki dönemlere kıyasla daha sınırlı kalması olası görülüyor.
Beklenti, her modelin mutlaka zamlanacağı veya teknolojik gelişmenin duracağı anlamına gelmiyor. Fiyatlar; üreticilerin tedarik anlaşmalarına, rekabete, kur hareketlerine ve tüketici talebine göre farklılaşabilir. Ancak bellek maliyetleri yüksek seyrederse üreticilerin yeni özellikler ekleme, mevcut donanımı koruma ve cihaz fiyatını rekabetçi tutma arasında daha zor tercihler yapması gerekebilir.
Yapay zekâ teknolojileri bir yandan yeni ürün ve hizmetlerin gelişmesini sağlarken diğer yandan bu sistemleri çalıştırmak için gereken altyapıya yönelik talebi artırıyor. Bu ikili etki, teknoloji sektöründeki büyümenin tüketici ürünlerinin fiyatlarına nasıl yansıyacağı sorusunu daha önemli hale getiriyor.
Hangi telefonlar daha cazip hale gelebilir
Dolayısıyla yeni cihazların pahalılaşması ve nesiller arasındaki donanım farklarının sınırlı kalması, tüketicilerin önceki model telefonlara yönelmesini hızlandırabilir. Bir veya iki yıl önce piyasaya çıkan üst segment bir telefon, güncel bir orta segment modelle karşılaştırıldığında bazı alanlarda daha güçlü özellikler sunabilir. Özellikle kamera kalitesi, ekran ve işlemci performansı gibi unsurlar bakımından eski amiral gemisi modelleri hâlâ cazip seçenekler arasında yer alabilir.
Artık yenilenmiş telefonlar da bütçesini korumak isteyen tüketiciler için alternatif oluşturuyor. Modele, cihazın fiziksel durumuna ve satış koşullarına bağlı olarak yenilenmiş ürünlerde yeni modellere kıyasla yüzde 40 ila yüzde 60 arasında tasarruf sağlanabildiği belirtiliyor. Ancak bu oran her cihaz için geçerli değil; satın alma öncesinde fiyat karşılaştırması yapmak gerekiyor.
Yine yenilenmiş bir telefon alırken pil sağlığı, garanti süresi, cihazın hangi işlemlerden geçirildiği ve satıcının iade koşulları kontrol edilmeli. Ayrıca yalnızca satın alma fiyatına değil, cihazın ne kadar süre daha yazılım güncellemesi alacağına da bakılmalı.