Sosyal medya anksiyetesi, dijital platformlarda yaşanan yoğun kaygı ve başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme korkusu olarak nitelendiriliyor ama bu tanım kapsayıcılıktan uzak.
SOSYAL RUH SAĞLIĞIMIZI ETKİLER Mİ?
Size kendinizi başkalarıyla karşılaştırmanız için sonsuz seçenek sunan sosyal medya dünyasında, başkaları tarafından yargılanma korkunuz haliyle artacaktır.
Bu kapsamda sosyal medya üzerinden yaptığınız paylaşımların başkaları tarafından nasıl algılandığı hakkında çok düşünüyorsanız bu durum sosyal anksiyete belirtilerini artırmakta.
Bilindiği gibi artık günümüzde sosyal medya, hayatımızın önemli bir parçası.
Her yşıl sosyal medya kullanan sayısı artıyor.
Türkiye’de nüfusun %70,8’i aktif olarak sosyal medya kullanıyor.
Dolayısıyla hayatlarımızın bu kadar içine giren ve çevremizdekilerle kurduğumuz ilişkileri, iletişim şeklimizi hatta hayatlarımızı yaşayış biçimimizi etkileyen sosyal medya, ruh sağlığımızı da etkilemekte.
Özellikle anksiyete gibi bir problem yaşıyorsanız sosyal medya kullanımınızın yaşadığınız belirtilerle bir ilişkisi olabilmekte.
Elbette sosyal anksiyete yaşıyorsanız sosyal medya sizin için bir nimet gibi görünebilir.
Dijital alanı kendinizi ifade etmek ve yeni insanlarla tanışabilmek için bir fırsat olarak algılayabilirsiniz.
Nihayetinde sosyal medya platformları, herkese her şeyi dilediği şekilde konuşabilmeleri için bir zemin oluşturabiliyor.
Ancak bu platformlar, sosyal anksiyetenin belirtilerinin daha şiddetli bir şekilde yaşanmasına neden oluyor.
Sosyal AnksiyeteSİ Nedir?
Sosyal anksiyete ve sosyal anksiyete bozukluğu, en sık görülen ikinci anksiyete bozukluğu olarak nitelendiriliyor
Dolayısıyla bu anksiyetenin görüldüğü kişiler, sosyal ortamlarda bulunmaktan rahatsızlık duymaktalar.
Artık diğer insanların sürekli onları yargılayacaklarını düşünürler.
Kalabalık bir ortamda her zaman odak noktası kendileriymiş gibi hissederler. Tüm bu endişeler kişilerin başkalarıyla nasıl ilişki kurduğunu doğrudan etkileyen faktörlerdir.
Sosyal MEDYA anksiyeteSİ kriterleri:
- Yargılanma korkusu
- Sosyal ortamlarda bulunmanın büyük korku ve endişe yaratması
- Kişinin sosyal ortamda kaygılı olduğunun anlaşılmasından korkması
- Yaşanılan korku ve endişelerin, ortada bir tehdit olmamasına rağmen yoğun olması
- Mesleki, sosyal ve bilişsel alanlarda yoğun sıkıntı (Bu anksiyete türü hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir).
Sosyal Medya Kullanımı ve Sosyal Anksiyeteilişkisi?
Son yıllarda yapılan çalışmalara göre, sosyal medya platformlarının uzun süre kullanılması, sosyal anksiyetenin belirtileriyle ilişkilendiriliyor.
Sosyal medyayı pasif kullanan yani paylaşım yapmayan, diğer insanlarla etkileşime girmeyen, sadece kimlerin neler paylaştığına bakan kişilerde sosyal anksiyete belirtilerinin daha yüksek olabileceği ortaya konmuş durumda.
SOSYAL MEDYA DOPAMİNİ
Aynı şekilde sosyal medya üzerinde, “yeni takipçiler”, “beğeniler”, “yorumlar” ve buna benzer diğer ögeler, beynimizin ödül sistemini aktif ederek “iyi hissetme” hormonumuz olan dopaminin salgılanmasını sağlamakta.
Dolayısıyla ödüllendirildiğinizi bir kez hissettiğinizde, yeni beğenilerin, takipçilerin ve güzel yorumların olup olmadığına bakmak için bilinçaltınızda sürekli sosyal medya hesaplarınızı kontrol etme isteği uyanıyor.
Yine bir araştırmada, dopamin seviyesindeki azalmanın anksiyete ve endişeyi artırdığı ortaya kondu.
Bu sebeple sosyal medya hesaplarınızı kontrol etmeyi bıraktığınızda büyük bir eksiklik duyarsınız ve bu durum sizin kaygı ve endişe duymanıza sebep olabilmekte.
Fakat siz zaten anksiyete belirtileri yaşıyorsanız sosyal medyanın anksiyetenizi ne düzeyde etkilediğini nasıl anlayabilirsiniz?
Bu uzmanlara göre maalesef kişiden kişiye değişiklik gösteren bir durum.
Yani size kendinizi başkalarıyla karşılaştırmanız için sonsuz seçenek sunan sosyal medya dünyasında, başkaları tarafından yargılanma korkunuz artacak.
Bu kapsamda sosyal medya üzerinden yaptığınız paylaşımların başkaları tarafından nasıl algılandığı hakkında çok düşünüyorsanız bu durum da sosyal anksiyete belirtilerini görünür hale getirebiliyor.
Yine sosyal medya üzerinde yapılan paylaşımlarda yansıtılan hayatlar ve aslında yaşanılan hayatlar arasında uçurumlar olabiliyor.
Yani sizlerin de sosyal medyada “çevrimiçi” sunduğu hayatınız ile “çevrimdışı” yaşadığınız hayat arasında büyük farklar varsa başkalarının sizin için neler düşünebileceğiyle ilgili kaygılanabilirsiniz ve sosyal anksiyete belirtilerinin şiddetini artırmış olursunuz.
Artık sizi sadece internet üzerinden tanıyan ve hayatınızı orada gösterdiğiniz kadarıyla bilen kişilerle yüz yüze tanışma konusunda da endişeler yaşayabilirsiniz.
Bu konuda bazı sosyal durumlara uyum sağlayamadığınızı düşünüyorsanız, bu “uyumsuzluk” ya da “yetersizlik” hissi, sosyal anksiyete belirtileri olabilmekte.
Bu kapsamda özellikle ergenlerde sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanılması bu “yetersizlik” ve “uyumsuzluk” hissini artırabiliyor. Diğerlerinden daha farklı ya da eksik olduklarını hisseden ergenler, sosyal medyada gördüğü “çevrimiçi” gösterişli hayatlarla kendi hayatlarını kıyaslıyorlar ve bu durumda, sosyal anksiyeteye bağlı yaşadıkları belirtilerin yoğunluğu da artmış oluyor.
Sosyal Medya, Sosyal Anksiyetenin Belirtilerini Azaltmaya Yardımcı Olabilir mi?
Sınırlı da olsa bazı araştırmalar sosyal anksiyete yaşayan kişiler için sosyal medyanın potansiyel faydalarına odaklanmış durumda.
Sınırlı olan bu araştırmacılar, çevrimiçi dünyada etkileşim kurmanın sosyal anksiyetesi olan kişiler için daha kolay olabileceğini düşünüyorlar.
Yani bu, diğer insanlarla yüzleşmek veya tepkilerinden korkmak zorunda olmadığınız anlamına gelir ve bu yönüyle daha rahat hissettirebilir.
Ancak sanal bir ortam, sizin yaşadığınız kaygılar için uzun vadede bir fayda sağlamaz.
Yüz yüze iletişim kurmak yerine orada insanlarla etkileşim kurmak biraz daha kolaymış gibi gelse de yargılanma korkularınızdan ve beğenilmekle, onaylanmakla ilgili kaygılarınızdan kurduğunuz sanal dünyada da kurtulamayabilirsiniz.
Örneğin bir araştırma, Facebook üzerinden kişilerin birbirlerine gösterdiği sosyal desteğin, sosyal anksiyete belirtilerine iyi gelebileceğini gösterdi.
Sosyal anksiyetesi olan ve Facebook kullanan kişiler, sosyal anksiyetesi olup Facebook kullanmayan kişilere göre daha rahat hissettiklerini ve sosyal medyadan keyif aldıklarını söylediler.
Yine bir başka araştırmada ise sosyal anksiyete ile baş etmeye çalışan kişilerin birbirlerine sosyal medya üzerinden destek olmalarının, birbirleriyle bağlantı kurmalarının onlar için faydalı olduğu ortaya koydu.
Ancak bu araştırma aynı zamanda sosyal anksiyetesi olan kişilerin sosyal medya platformlarını kontrolsüzce kullanmaya daha yatkın olabileceğini de gösterdi. Bu da bağımlılığa sebep olarak hayatınızda birçok farklı soruna yol açabilmekte