Artık yapay zekâ sadece sorulara cevap vermiyor veya verileri analiz etmiyor.
Yeni dönemde yapay zekâ çevresini algılıyor, karar veriyor ve fiziksel dünyada eyleme geçiyor.
Bu kapsamda otonom iş makineleri, depo ve tarım robotları, insansı robotlar ve otonom araçlar aynı dönüşümün farklı parçaları.
YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR GÜNDELİK HAYATTA
Bilindiği gibi özellikle son dönemde teknoloji yatırımlarında dikkat çekici bir hareket gözleniyor.
Artık yapay zekâ giderek fiziksel dünyaya, gündelik hayata doğru ilerliyor.
“physical AI”
Dolayısıyla robotik, otonom makineler ve “physical AI” olarak adlandırılan fiziksel yapay zekâ girişimleri yatırımcıların radarında daha fazla yer almaya başladı.
AĞIR İŞ MAKİNELERİ ROBOTLAŞACAK MI?
Örneğin SoftBank’ın Gravis Robotics’e yaptığı 200 milyon dolarlık yatırım da bu büyüyen dalganın dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Gravis, ETH Zürih’ten doğdu.
Bu kapsamda mevcut ekskavatör ve ağır iş makinelerini sensör ve yazılımla güçlendirerek onları otonom hâle getiriyor.
Bu alanda SoftBank’ın tek yatırımcı olduğu turun, şirketin açıklamasına göre inşaat robotikleri alanındaki en büyük Seri A yatırımı olması önemli oarak gösteriliyor.
Yine de bunu fiziksel yapay zekâya yönelik ilginin başlangıcı gibi okumamak gerektiği belirtiliyor.
Özellikle son dönemde bu alanda çok sayıda büyük yatırımlar görüyor.
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE YAPAY ZEKÂ
Yine Gravis özellikle ilginç kılan, yatırımın dünyanın en büyük sektörlerinden biri olmasına rağmen dijitalleşmede yıllardır gerilerde kalan inşaat sektöründe gerçekleşmesi.
Bu alanda birkaç yıl öncesine kadar girişim sermayesinin donanım şirketlerine karşı belirgin bir mesafesi vardı.
Dolayısıyla yazılım şirketlerini ölçeklendirmek görece kolayken donanım tarafında üretim, tedarik zinciri, saha kurulumu ve bakım gibi pek çok sorun bulunuyor.
Yani yatırımcıların uzun süre sermaye ihtiyacı düşük ve hızlı büyüyebilen yazılım modellerini tercih etmesi doğaldı.
Ancak yapay zekâ bu denklemi değiştiriyor.
Dolayısıyla son birkaç yılda üretken yapay zekâ ile bilgi işlerinin otomasyonunda çok hızlı yol aldı.
Kod yazmaktan içerik üretimine, müşteri hizmetlerinden kurumsal operasyonlara kadar birçok alanda ciddi verimlilik artışları kaydedildi.
Günümüzde ise artık teknoloji dünyasının önünde yeni bir soru var:
Fiziksel dünyadaki işler nasıl otomatikleştirilecek?
Dolayısıyla fiziksel yapay zekâ tam burada devreye giriyor.
İşte yapay zekâ artık yalnızca sorulara cevap vermiyor veya verileri analiz etmiyor.
Artık çevresini algılıyor, karar veriyor ve fiziksel dünyada, gündelik hayatta eyleme geçiyor.

Özellikle otonom iş makineleri, depo ve tarım robotları, insansı robotlar ve otonom araçlar aynı dönüşümün farklı parçaları.
GÜNÜMÜZDEKİ Mevcut makineleri akıllandırmak
Artık yavaş yavaş yapay zek devi olma yolunda ilerleyen Gravis ayrıca fiziksel yapay zekânın yalnızca insansı robotlardan ibaret olmadığını gösteriyor.
Uzmanlara göre bazen daha büyük ekonomik değer, zaten sahip olduğumuz makineleri akıllandırmakta yatabilmekte.
bilindiği gibi dünyada devasa bir iş makinesi parkı var.
Dolayısıyla bunların tamamını yeni otonom makinelerle değiştirmek hem pahalı hem de uzun bir süreç.

Artık Gravis ise mevcut makineleri otonomlaştırmaya çalışıyor.
Bu arada bütün bunların inşaatta gerçekleşmesi bence ayrıca önemli.
Bilindiği gibi inşaat, dünya ekonomisinin en büyük sektörlerinden biri olmasına rağmen dijitalleşme endekslerinde yıllardır alt sıralarda.
Özellikle finans, perakende veya üretim büyük bir dijital dönüşüm geçirirken şantiyedeki çalışma biçimleri çok daha yavaş değişti.
Bu alanda hâlâ yoğun insan emeğine dayanan, parçalı tedarik zincirlerine sahip ve verimlilik artışının sınırlı olduğu bir sektörden bahsediliyor.
Aynı uzmanlara göre belki de tam bu nedenle fiziksel yapay zekânın inşaatta yaratacağı etki daha büyük olabilir.
Dolayısıyla dijitalleşme açığının en büyük olduğu sektör, teknolojinin yaratabileceği verimlilik sıçramasının da en büyük olduğu sektör olabiliyor.

Yine bilindiği gibi İnşaat teknolojilerinde de belirli bir yolculuk yaşandı.
BIM, bulut tabanlı proje yönetimi, dijital ikizler ve IoT ile fiziksel dünyadaki işi daha iyi görmek, ölçmek ve yönetmek için dijital bir katman oluşturuldu.
Yeni dönemde ise bu veriyi anlayan yapay zekâ, fiziksel işi gerçekleştiren makinelerle birleşiyor.
Bu alanda yani inşaatın dijital dönüşümünün ilk döneminde “işi nasıl daha iyi yönetebiliriz?” diye soruluyordu.
Gündelik hayatta kullanılacak fiziksel yapay zekâ ile artık “işin kendisini nasıl otonom hâle getirebiliriz?” sorusu sorulmaya başlanıyor.
Yanı sıra sektör bunun için güçlü kullanım alanlarına sahip.
Bu kapsamda birçok ülkede nitelikli iş gücü bulmak zorlaşıyor.
Aynı şekilde şantiyelerde güvenlik önemli bir sorun olmaya devam ediyor.
Yine kazı, malzeme taşıma, saha taraması ve tekrarlı operasyonlar ise otomasyona oldukça uygun.

ARTIK İnsan, robot ve yapay zekâ birlikte çalışacak
Dolayısıyla uzmanlara göre geleceği “robotlar insanların yerini alacak” şeklinde okumayı eksik buluyorlar.
Bu alanda asıl dönüşüm insanların, robotların ve yapay zekâ ajanlarının birlikte çalışmasıyla ortaya çıkacak.
Artık yapay zekâ ajanları işi planlayıp kaynakları programlarken otonom makineler fiziksel görevleri gerçekleştirecek, insanlar ise istisnaları yönetecek ve kritik kararları alacak.
Yani bu durumda geleceğin işletim sistemleri yalnızca çalışanları ve ekipmanları değil, yapay zekâ ajanlarını ve fiziksel robotları da aynı iş akışı içinde orkestre edecek.

Görüleceği üzere üretken yapay zekâ bilgi ekonomisinin verimliliğini artırdı.
Gündelik hayatta kullanılacakş fiziksel yapay zekâ ise üretim ekonomisinin verimliliğini yeniden tanımlayabilir. Bu dönüşümün en büyük fırsat alanlarından birinin bugüne kadar dijitalleşmede geride kalan inşaat sektörü olabilmesine dikkat çekiliyor.