KONYA HABER
Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
11.099,76 %1.26
BBN Haber Genel Orhan Pamuk'tan Ayşe Şasa'ya mektup: Sen Konya'dan dönünce

Orhan Pamuk'tan Ayşe Şasa'ya mektup: Sen Konya'dan dönünce

Orhan Pamuk'un Ayşe Şasa'ya yazdığı mektup, Ayşe Şasa'nın terekesinden derlenen ve Ketebe Yayınları tarafından yayımlanan Sana Anlatacak Fantastik Şeylerim Olacak adlı kitapta gün yüzüne çıkmıştı. Buradaki dünya çapındaki yazarların "Konya" ayrıntısı ise dikkat çekti.

Orhan Pamuk'tan Ayşe Şasa'ya mektup: Sen Konya'dan dönünce
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 7 dk

Orhan Pamuk'un Ayşe Şasa'ya yazdığı mektup, Ayşe Şasa'nın terekesinden derlenen ve Ketebe Yayınları tarafından yayımlanan Sana Anlatacak Fantastik Şeylerim Olacak adlı kitapta gün yüzüne çıkmıştı.

Sana Anlatacak Fantastik Şeylerim Olacak, Ayşe Şasa'nın derin inzivasından  yükselen “karşılıksız mektuplar”ını bir araya getiriyor. Kemal Tahir'den  Şerif Mardin'e, Safer Dal'dan Orhan Pamuk'a uzanan bu mektuplar;  Yeşilçam'dan tasavvufa, edebiyattan ...

Orhan Pamuk, mektubunda Ayşe Şasa'ya hitaben kendi kişisel duruşunu ve dışarıda kalma halini şu sözlerle ifade etmişti:

"Senin içine girdiğin, kendini evinde hissettiğin bütün bu konulara ben hâlâ eşikten ya da pencereden bakıyorsam bu benim kişiliğim yüzündendir: Bende sendeki cesaret ve işin içine atılma gücü yok.

Sana Anlatacak Fantastik Şeylerim Olacak, Ayşe Şasa'nın derin inzivasından  yükselen “karşılıksız mektuplar”ını bir araya getiriyor. Kemal Tahir'den  Şerif Mardin'e, Safer Dal'dan Orhan Pamuk'a uzanan bu mektuplar;  Yeşilçam'dan tasavvufa, edebiyattan ...

Eser; Kemal Tahir, Şerif Mardin ve Orhan Pamuk gibi Türk düşünce ve edebiyatının önemli isimlerine seslenen, Ayşe Şasa'nın derin inzivasından ve manevi serüveninden süzülen "karşılıksız mektuplar"ını bir araya getirmekte.

Düşünün Orhan Pamuk'tan bile ilgi bekleyen bir yalnızlık, bir çıkmaz, bir  arayış merhume Ayşe Şasa'nınki… Biraz tasavvufla ilgileniyor diye ona  dualar gönderiyor. “Malum getto”dan kaçarken yine “malum getto”ya da  sarılıyor. Keşke daha

Kemal Tahir’den Şerif Mardin’e, Safer Dal'dan Orhan Pamuk'a uzanan bu mektuplar; Yeşilçam’dan tasavvufa, edebiyattan manevi serüvene uzanan sarsıcı bir 20. yüzyıl sinopsisi sunuyor.

DÜNYACA ÜNLÜ YAZARLARIN MEKTUPLARINDAKİ KONYA AYRINTISI

TASAVVUF VE AYŞE ŞASA'NIN KONYA'SI

Türk senarist, yazar ve düşünür Ayşe Şasa, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi tarafından düzenlenen çeşitli panel, anma ve kültür-sanat etkinliklerinde fikirleri, senaristliği ve hayat macerasıyla ele alınıyor.

Bir ruh macerası: Ayşe Şasa

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi, Selçuklu Belediyesi ortaklığıyla usta yazar ve senaristi anma programları düzenliyor.

Düzenlenen oturumlarda Ayşe Şasa’nın "Delilik ülkesinden huzur iklimine" adını verebileceğimiz ruh macerası, Türk sinemasına katkıları ve "Beni mutlu eden filmler değil kitaplarımdır" sözü etrafındaki edebi ve düşünsel dünyası konuşuluyor.

KONYA VE TASAVVUF AŞIĞI AYŞE ŞASA KİMDİR?

Tam adı Ayşe Mihriban Şasa olan usta senarist ve yazar, 1 Şubat 1941'de İstanbul Amerikan Hastanesi'nde Çerkez anne ile diğer taraftan Güney Doğu aşiretine mensup bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi.

Yetişme çağındayken dadılara teslim edilen Şasa, açıklamalarında çok yalnız ve bedbaht bir çocukluk yaşadığını belirtirken doğumundan itibaren yaklaşık 12 yıl süren ve farklı mürebbiyelerin eğitimi altında geçirdiği yabancı dadı yönetimini "çocukluk ülkemde hükmünü sürdüren bir rejim" olarak adlandırmıştı.

Mürebbiyelerle geçen bir çocukluk

Hayatını en çok etkileyen insanlardan birisi olarak dedesini gösteren Ayşe Şasa'nın hayatında dedesinin savaşçı doğası, küçükken kendisine anlattığı savaş hikayeleri, üslubu, dinginliği ve alçak gönüllülüğü izler bıraktı.

Ayşe Şasa, Doğu minyatürlerine karşı ilgisini bu anılardan gelen çağrışımlarla ilişkilendirmiş, minyatürlerdeki evreni dedesinin kişiliği, serüvenciliği ve doğasıyla özdeşleştirmişti.

Mürebbiyelerin sert tutumları ve ailesinin ilgisizliği nedeniyle korkular içindeki bebeklik döneminden çocukluk çağına geçen Şasa'nın daha sonra yaşayacağı şizofreni belirtilerinin temelini de korku figürleri, yalnızlık teması ve aidiyet problemi oluşturdu.

Şasa, ailesinin Batı hayranlığı sebebiyle küçük yaşlardan itibaren bale, piyano ve yabancı dil dersleri aldı.

Şasa, Aydın İlkokuluna bir yaş erken başladı. Yazılarında okulda çok ezik ve zavallı olduğundan bahseden Şasa, arkadaşlarının alay ettiğini, hocaları tarafından da kötü muamele gördüğünü belirtmişti.

Başarısız geçen ilkokul yıllarının ardından ve dadılar döneminin bitmesiyle yatılı olarak, şimdiki adı Robert Koleji olan Arnavutköy Amerikan Kız Kolejine giriş sınavında derece yaparak okulu kazanan Şasa, buradan 1960'ta mezun oldu.

Kemal Tahir ile dostluk kurdu

Ayşe Şasa, yaşadığı zaman diliminde Türkiye'nin en zengin ailelerinden birine sahipken toplumun yoksullukla can çekiştiği bir ortamda servet içinde yaşamasını daima sorguladı.

Kendisinden beklenen zengin kız rolü yerine entelektüel bilgi arayışıyla kainattaki varlığının sebebini, çevresinin sahip olduğu özellikleri sürekli eleştirerek, bir arayış içerisinde oldu.

Usta yazar, henüz 12-13 yaşlarında kendi çapında "Çiftehavuzlar Postası" adında bir dergi çıkardı. Derginin içeriğine karikatürler, gazetelerden kesilmiş kupürler ve resimler yerleştiren Şasa, dergide, arkadaşları hakkında yorumlar ve şaka içerikli yazılar kaleme aldı.

Öğrencilik yıllarından itibaren sinemaya ilgi duymaya başlayan Şasa, "Yaşadığımız Yıllar" adlı ilk oyununu liseden mezun olacağı yıl yazdı. Oyundan tiyatro oyuncuları ve yazarlar tarafından övgüyle bahsedildi. Şasa, 1963-1965 yıllarında Robert Kolej'in İdari Bilimler Bölümü'ne devam etti.

Başarılı senarist, okul arkadaşları vasıtasıyla yazar Kemal Tahir'le tanışıp güçlü bir dostluk kurdu. Kemal Tahir'in kendisine söylediği, "Maskaralık yaptığın sürece seni alkışlarlar. Ciddi bir şey yaptığında kimse suratına bakmaz. Yolunu ona göre seç." sözü, Şasa için dönüm noktası oldu.

1963'te senaryo yazmaya başladı

Yönetmen, yapımcı ve senarist Atıf Yılmaz'a asistanlık yapan Şasa, 1963'te senaryo yazmaya başladı.

"Sinema, yaratıcısının bilinçaltını ayna gibi dışa vuran bir sanat." diyen Şasa, 1972'de yayınlanan "Utanç" filmine imza attı. Şasa, filmde çocukluğunda yaşadığı Yahudi-Hristiyan etkisiyle kendi iç dünyasında yaşanan çalkantılı durumu beyaz perdeye yansıttı.

Şasa, Türk sinemasına 1960 ve 1970'li yıllarda senaryolarıyla yön veren Halit Refiğ ve Lütfi Akad gibi yönetmenlerle de çalıştı.

İlk evliliğini 18 yaşındayken Atilla Tokatlı ile yapan Şasa, ikinci evliliğini yönetmen Atıf Yılmaz ile gerçekleştirdi. İlk evliliğinin ardından Boğaziçi Üniversitesinde İşletme Bölümüne başlayan Şasa, eğitimini yarıda bırakarak sinema dünyasına geri döndü.

Ayşe Şasa, 1980'li yıllarda geçirdiği ağır rahatsızlık sonrası sinema dünyasından 10 yıl uzak kaldı. Bu süreçte üçüncü eşi usta senarist Bülent Oran kendisine destek oldu.

İnziva döneminde düşünsel anlamda kendisini değiştiren Şasa, daha bilimsel, sezgici bir hayat sürmeye başladı ve bu yeni yaşam tarzı, eserlerine de yansıdı.

İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabıyla hakikatle tanıştı

İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabının çevirisini 1981'de okuduktan sonra çok etkilenen Şasa, İslam'a ve İslam tasavvufuna yönelmesini, bütünüyle bu kitaba bağlamış ve 18 yıl boyunca yaşadığı ağır sinir hastalığından bütünüyle kurtulduğunu aktarmıştı.

Senaryoları, yazıları ve kitaplarıyla Türk sinemasının ve kültür hayatının merkezinde yer alan usta senarist, 1993'te sinemayla ilgili "Yeşilçam Günlüğü" adlı denemeleri okuyucuyla buluşturdu.

"Son Kuşlar", "Ah Güzel İstanbul", "Utanç" ve "Gramofon Avrat" gibi filmlerin senaryosuna imza atan Şasa, "Bir Ruh Macerası", "Yeşilçam Günlüğü", "Delilik Ülkesinden Notlar", "Şebek Romanı" adlı kitapları kaleme aldı. Şasa, Sadık Yalsızuçanlar ve İhsan Kabil ile "Düş Gerçeklik Sinema", Ömer Tuğrul İnançer ve Berat Demirci ile de "Vakte Karşı Sözler" kitaplarını kaleme yazdı.

Ayşe Şasa, 1963'te "Çapkın Kız", 1965'te "Son Kuşlar" ve "Murat'ın Türküsü", 1966'da "Toprağın Kanı" ve "Ah Güzel İstanbul", 1967'de "Harun Reşid'in Gözdesi", "Balatlı Arif" ve "Kozanoğlu",1968'de "İlk ve Son", "Köroğlu" ve "Cemile",1971'de "Battal Gazi Destanı", "Unutulan Kadın", "Güllü" ve "Yedi Kocalı Hürmüz", 1972'de "Utanç" ve "Cemo", 1973'te "Kambur", 1981'de "Deli Kan", 1982'de "Hacı Arif Bey", 1983'te "Ve Recep ve Zehra ve Ayşe", 1984'te "Ölmez Ağacı", 1986'da "Merdoğlu Ömer Bey", 1987'de "Gramofon Avrat", 1988'de "Arkadaşım Şeytan", 1989'da "Hiçbir Gece", 1992'de "Her Gece Bodrum",1993'te ise "Kanayan Yara Bosna" adlı yapımların senaryosuna imza attı.

"Delilik Ülkesinden Notlar" kitabı Şubat 2003'te piyasaya sunulan Şasa, 2008'de "Dinle Neyden" isimli filmle sinemaya dönüş yaptı. Entelektüel bir kişiliğe sahip olan Şasa, sürekli okuyan ve kendini geliştiren bir kadın profili olarak İslami toplumda da yankı uyandırdı.

Evini bir okul haline dönüştürerek, gençlere kapısını açan usta yazar, bir süre zatürre rahatsızlığı sebebiyle tedavi görmesinin ardından, 16 Haziran 2014'te hayatını kaybetti ve Sahrayıcedid Mezarlığı'na defnedildi.

Ayşe Şasa'nın vefatının 10. senesinde kişisel kitaplığı Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'ne bağışlandı, kaleme aldığı "Şebek Romanı", "Delilik Ülkesinden Notlar", "Yeşilçam Günlüğü" ve "Bir Ruh Macerası" kitapları ise Ketebe Yayınları'ndan okurlarla buluştu.

"İnsan hakikati ararken aslında kendini arar." ifadelerini kullanan Şasa, 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görüldü.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız