KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8429 %0.10
55,7535 %-0.24
11.043,91 %-1.18
BBN Haber Genel Okul saldırganlarının profili: Anne babalar için saldırgan çocuk kriterleri

Okul saldırganlarının profili: Anne babalar için saldırgan çocuk kriterleri

Türkiye eğitim öğretim yılının ilk günlerinde sarsıcı bir okul saldırısı haberiyle uyandı. Bu saldırganlar kim. Anne babalar saldırıdan önce çocuklarını anlayabilir mi?

Okul saldırganlarının profili: Anne babalar için saldırgan çocuk kriterleri
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 7 dk

Türkiye'de iki gün arka arkaya yaşanan son saldırılar, hem bu olayların ardındaki motivasyonu hem de yayılma ihtimalini gündeme getiriyor.

TÜRKİYE OKUL SALDIRILARIYLA SARSILIYOR

Türkiye eğitim öğretim yılının ilk günlerinde sarsıcı bir okul saldırısı haberiyle uyandı. Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin dışında saat 08:00 sıralarında silahlı saldırı gerçekleşti. Saldırıda 2’si ağır olmak üzere 11 öğrencinin yaralandığı bildiriliyor. Failin de aynı okula giden 15 yaşında bir 9. sınıf öğrencisi olduğu öğrenildi.

Bu kapsamda son saldırı haberi, Nisan ayında art arda yaşanan iki okul saldırısıyla ilgili tartışmalar halen sürerken geldi.

Bilindiği gibi ilk olarak, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir okula silahlı saldırı düzenlenmişti. Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin okuldan uzaklaştırılmış eski bir öğrencisi, okula av tüfeğiyle saldırarak çevreye rastgele ateş açmış ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 16 kişiyi yaraladıktan sonra kendini vurarak ölmüştü.

Bu olayın ardından 24 saat geçmemişken, 15 Nisan'da Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'na yapılan benzer bir saldırıda 10 öğrenci hayatını kaybetmişti. 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisinin kendini vurarak öldüğü saldırıda, 6'sı ağır, 13 kişi yaralanmıştı. Kısa bir süre önce ise tutuklu baba Uğur Mersinli saldırıyı gerçekleştiren oğlundan şikayetçi olmuştu.

Okul saldırıları dünyanın kanayan yarası

Bu tür okul saldırıları, ABD başta olmak üzere dünyanın kanayan yaralarından biri. 18 Eylül'de Filipinler'in güneyinde bir okulda düzenlenen silahlı saldırıda da 14 yaşındaki iki öğrenci ile 16 yaşındaki saldırgan dahil üç kişi hayatını kaybetmiş, en az sekiz kişi yaralanmıştı.

Saldırılar bu yıla kadar, Türkiye'de nispeten nadir görülüyordu. Ancak bu yıl gerçekleşen 3 olay, hem saldırıların ardındaki motivasyonu hem de yayılma ihtimalini gündeme getiriyor.

Saldırganların tek bir profil var mı?

Bu kapsamda saldırganların intihar ettiği toplu okul saldırılarına dair yapılan araştırmalarda öne çıkan ilk bulgu, failler arasında tek bir profil olmadığına işaret ediyor.

Bilimsel saygın çalışmalarda tekrar tekrar görülen sonuç, bu tür saldırıların genellikle tek bir nedene değil, uzun süre biriken kriz, kin, aşağılanma, intihar eğilimi, şiddet fantezileri, önceki saldırganlara öykünme ve silaha erişimin birleşmesine dayandığı.

Bu konuda ABD Gizli Servisi'nin okul şiddeti analizleri ile erken dönem "Safe School Initiative" raporu da özellikle buna vurgu yapıyor: Saldırganı önceden yalnızca “profiline bakarak” saptamak mümkün değil. Bu süreçte asıl önemli olan davranışsal yol, yani saldırıya giden süreç.

Aynı kurumun 2019'da yayımlanan bir tehdit değerlendirme çalışması, okul saldırganlarının tek bir profili olmadığını, yaş, cinsiyet, ırk, sınıf düzeyi ve sosyal özellikler açısından farklılık gösterdiklerini, ancak genel olarak okul saldırısı gerçekleştiren öğrencilerin şiddete ilgi duyduklarını, akranları tarafından zorbalığa uğradıklarını ve okulda düzenli olarak sorunlara karıştıklarını ortaya koyuyor.

ANİ DÜRTÜSEL EYLEMLER Mİ?

Yine Gizli Servis Ulusal Tehdit Değerlendirme Merkezi Başkanı Lisa Alathari, o dönemde Associated Press'e verdiği röportajda, "Bunlar, bir öğrencinin aniden hoşnutsuzlaştığı ani, dürtüsel eylemler değil," diyor:

Olaylar önlenebilir mi? UYARI İŞARETLERİ NELER?

Gizli Servis'in bahsi geçen çalışması 2008 ile 2017 arasında gerçekleşen 41 olayı kapsıyor. Çalışma, olası faillerde aranması gereken uyarı işaretlerinin bir listesini de içeriyor:

  • Diğer okul saldırılarını örnek almak veya taklit etmeye çalışmak,
  • Okulda kötü davranış geçmişine ve disiplin cezalarına sahip olmak, örneğin okuldan uzaklaştırılmak veya atılmak,
  • Özellikle zorbalık sürekliyse, sınıf arkadaşları tarafından zorbalığa maruz kalmak.
  • Aynı rapora göre, saldırganların birçoğunun uyuşturucu kullanımı veya evde şiddet gibi "olumsuz ev hayatı deneyimleri" de vardı ve çoğu, 
  • Bir tür psikolojik, davranışsal veya 
  • Gelişimsel sistem sorunu yaşıyordu. 
  • Ancak araştırmacılar, bu faktörlerin tek başına bir öğrencinin saldırı yapmayı düşündüğünün bir işareti olarak yorumlanmaması gerektiğini söylüyor.

SALDIRGANLARI Ortak duygularI: Öfke, kin, aşağılanma ve haksızlığa uğrama hissi

Yine bu kapsamda B-bazı araştırmalar, okul saldırganlarında öfke, kin, aşağılanma ve haksızlığa uğrama hissinin ortak olduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla 2000 ve 2015 arasındaki 132 kitlesel saldırıyı inceleyen bir çalışma, vakaların yüzde 70’inde açık öfke izi saptamıştı. En sık tetikleyiciler terk edilme/reddedilme ve hakaret/aşağılanma olarak belirlenmişti. Bir başka araştırma:

  • Utanç ve aşağılanma duygularının, özellikle kimlik kırılması yaşayan gençlerde, saldırıya giden yolda merkezi duygulardan olabileceğini savunuyor. 
  • Utanç, statü kaybı, sosyal açıdan küçük düşme ve bunu telafi etme isteğinin birikerek şiddete dönüşebildiğini gösteriyor.

Dolayısyla bu yüzden araştırmacılar, toplu saldırıları çoğu zaman yıkıcı bir intihar biçimi olarak da tartışıyor.

'Peki, “Neden genç biri katliam yaparak intihara yöneliyor?” 

Uzmanlara göre saldırı, bazen onların gözünde hem intikam hem görünürlük hem de kendini yok etmenin birleştiği nihai eylem haline geliyor.

Dolayısıyla “Medya ne yapmalı?” sorusu da araştırmanın merkezinde. 

Şöhret arayışı üzerine yapılan çalışmalar, ün peşindeki saldırganların daha ölümcül olabildiğini gösteriyor. 

Öte yandan bazı araştırmalar, toplu saldırıların bazen “performans” gibi kurgulandığını söylüyor. Bunun gazetecilik karşılığı şu: Manifestoları yeniden dolaşıma sokmak, saldırganın adını ve görsellerini merkezileştirmek, saldırıyı bir anti-kahraman anlatısına dönüştürmek riski büyütebiliyor.

Bu kapsamda olumsuz yaşam koşulları ve deneyimler bağlamında gelişen bu eğilimler, hem gerçek dünyada hem de çevrimiçi ortamda ideolojik söylemlerle birleşerek nefret kültürünün bir parçası haline de gelebiliyor.

Yine son yıllarda uzmanların yeni odağı online gruplar. Çünkü fail adayları bazen aynı online gruplarda buluşuyor, birbirlerinin içeriklerini paylaşıyor ve şiddeti normalleştiren mikro-kültürler oluşuyor.

BU Saldırganların sosyal medya kullanımı: ‘Dijital izler’

Öte yandan 2023’te SAGE dergisinde yayımlanan Peterson & Densley çalışması, saldırganların dijital izleri konusunda kapsamlı bir veri setini analiz ediyor. 170 saldırıdan elde edilen bulgular, saldırıdan önce faillerin dijital ortamda şu örüntüyü izlediğini öne sürüyor:

  • Saldırı öncesi davranış değişimi: Ya aşırı paylaşım ya da tamamen geri çekilme.
  • Önceki saldırganlara referans verme: Önceki okul saldırılarından bahsetme, onlara açıkça referans verme.
  • Şiddet ve nefret söylemi: Irkçı, kadın düşmanı ve nihilist içerik paylaşımları
  • İntihar eğilimli ve depresif içerikler: Umutsuzluk, yok olma temalarını içeren paylaşımlar
  • 'Son mesaj' eğilimi: Bazı failler saldırıyı içerik üretimi gibi kurguluyor.
  • Online radikalleşme izleri: Forumlar, meme kültürü, ekstrem gruplarda varlık gösterme.

BU Saldırılar bulaşıcı Mı?

Yine Sosyal medya söz konusu olduğunda akla ilk gelen noktalardan biri saldırıları "bulaştırma" potansiyeli.

Uzmanlara göre, bir okul saldırısından sonra yaklaşık 13 gün boyunca yeni bir saldırı olasılığının arttığını gösteriyor. Makalede her olayın istatistiksel açıdan yeni olayları “tetikleyebildiği” ifade ediliyor.

Dolayısıyla B-bu “bulaşma” mekanizmasının nasıl çalıştığı konusunda sosyal medya kritik görülüyor. Araştırmalara göre klasik medya gibi sosyal medyanın da saldırganı görünür kılması, olayın dramatik anlatısını yayması, manifestoları dolaşıma sokması ve detayların tekrar tekrar verilmesi bu etkiyi büyütebilir.

Sosyal medya konuşmaları (tweetler, paylaşımlar, trendler) ile takip eden günlerde saldırı olasılığı arasında istatistiksel ilişki olduğunu bile öne sürülüyor.

İnternet oyunlar şiddeti körüklüyor mu?

Sonuç olarak gençlerdeki şiddet eğilimi konusunda özellikle ebeveynlerin endişelendiği konulardan bir diğeri video oyunları. Bazıları gençlerde artan video oyunu oynama eğiliminin bu saldırıları körüklemesinden endişeli.

Yine de bilimsel araştırmalar, video oyunları ve toplu şiddet arasında anlamlı bir ilişki bulabilmiş değil. 2023'te ABD'nin saygın kurumlarından Stanford Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma, video oyunları ile gerçek silahlı şiddet arasında nedensel bağ bulunamadığını ortaya koymuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız