Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 2008’de AK Parti hakkında açılan kapatma davasının perde arkasını ilk kez anlattı. Bu anlatıda ise “Konya” detayı dikkat çekti.
2008 YILINDA AK PARTTİYE KAPATMA DAVASI AÇILMIŞTI
Bilindiği gibi AK Parti hakkında 14 Mart 2008 tarihinde açılan kapatma davası, partinin "laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği" iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'nde görüldü ve kapatılmaktan kıl payı kurtulmuştu.
O dönemde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, 14 Mart 2008'de AK Parti'nin kapatılması ve aralarında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bulunduğu pek çok isim hakkında siyasi yasak getirilmesi istemiyle dava açmıştı.
Partinin, laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği öne sürüldü.
30 Temmuz 2008'de sonuçlanan davada Anayasa Mahkemesi, partinin kapatılması için gereken 7 üye oyuna (üçte iki çoğunluğa) ulaşılamadığı için kapatma talebini reddetti.
Parti kapatılmadı, ancak oy çokluğuyla Hazine yardımından kısmen yoksun bırakılmasına karar verildi.

Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 2008’de AK Parti hakkında açılan kapatma davasının perde arkasını ilk kez Ramazan Aydemir’in sunduğu “Söz Sırası” programında anlattı. Eroğlu, Anayasa Mahkemesi kararından yaklaşık bir hafta önce kendisine kritik bir bilgi ulaştığını açıkladı.

O TARİHİ ANA İLİŞKİN “KONYA” DETAYI
Eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti'nin 2008 yılında yüzleştiği kapatma davası sürecine ilişkin yıllar sonra önemli bir itirafta bulundu. Eroğlu, Türk Manşet'e verdiği demeçte, kritik oya sahip bir Anayasa Mahkemesi (AYM) üyesini, kayınpederi aracılığıyla ikna ettiklerini anlattı.
"Tek çare Ahmet Akyalçın’ın ikna edilmesi"
O dönemde AYM üyesi olan Afyon Lisesi'nden sınıf arkadaşı Ahmet Akyalçın'ın parti aleyhine oy kullanma kararı aldığını öğrendiğini belirten Eroğlu, "Tek çare Ahmet Akyalçın’ın ikna edilmesi" diyerek harekete geçtiğini söyledi. Planını dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a danıştığını aktaran Eroğlu, Erdoğan'dan "Git, görüş" yanıtını aldığını ifade etti. Bu onayın ardından resmî araç kullanmadan güvendiği bir şoförle gizlice Afyonkarahisar'a giderek Akyalçın'ın kayınpederi Mehmet Alimoğlu ile bir araya geldiğini belirtti.
Kayınpederden damadına: Kızımı da alıp giderim
Veysel Eroğlu, görüşmede Alimoğlu'ndan damadı Akyalçın'ı ikna etmesini istediğini ve kullanması gereken ifadeleri de kendisine aktardığını söyledi. Eroğlu, Alimoğlu'na damadına şu sözleri söylemesini telkin ettiğini anlattı: "Oğlum, AK Parti’nin kapatılmasında lehine oy kullanırsan seni evlatlıktan reddederim, kızımı da alıp giderim."
Eroğlu, yıllar sonra Akyalçın ile karşılaştığında konunun açıldığını ancak kendisinin bu gizli görüşmeden haberi yokmuş gibi davrandığını da sözlerine ekledi.
İŞTE KONYA'DAKİ O TARİNİ KONUŞMANIN AYRINTILARI
Eski Bakan Veysel Eroğlu, 2008 yılında Anayasa Mahkemesi'nde görülen AKP kapatma davasında kararın nasıl değiştiğini şöyle anlattı:
Bize bir haber geldi. AYM üyeleri karar vermiş, parti kapatılacak ve bir Cuma günü ilan edilecekti. Kapatma yönünde oy vermeyi düşünen Ahmet Akyalçın benim Afyon Lisesi'nden arkadaşımdı ama vesayetten dolayı görüşemiyorduk.
Tek çare Ahmet Akyalçın'ın ikna edilmesiydi.
Ahmet Akyalçın'ın kayınpederi de bizim Afyonlu mermerci Mehmet Halimoğlu. Onu da tanıyorum.
Ben dedim ki, Mehmet Halimoğlu'na gidelim, damadını ikna etmesini isteyelim.
Kapatma davasının kararından 1 hafta önce Sayın Erdoğan'la bir açılış için Konya'ya gittik.
Orada İl Başkanlığı'nda arka odaya geçtik, ses yapsın diye musluğu açtık, 'Sayın Başbakanım, kapatmaya karar vermişler, tek çare böyle böyle bir şey var, eğer izin verirseniz ben gideyim, Mehmet Amca'yı ikna edeyim' dedim.
O da 'Git' dedi.
Ben de sivil bir arabayla Mehmet Amca'nın mermer fabrikasına gittim.
'AK Parti kapatılırsa ne olur, sen iş adamısın' dedim, 'Türkiye'nin şeyi değişir' dedi.
O zaman dedim damadına gideceksin 'AK Parti'nin kapatılması kararında oy kullanırsan, seni evlatlıktan reddederim, kızımı da alıp giderim' diyeceksin dedim.
Sonra Ahmet Akyalçın emekli olunca beni ziyarete geldi, 'Bir gün kayınpederim geldi, benden ne istedi biliyor musun' diye bu olayı anlattı, ben de bilmiyormuş 'Ya öyle mi dedi' falan dedim. -Kapatma davası ile Türkiye'nin önünü keseceklerdi."
AK Parti'nin kapatılmaktan döndüğü dava
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, 14 Mart 2008 tarihinde AK Parti'nin "laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği" gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nde kapatma davası açmıştı. İddianamede, aralarında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bulunduğu 71 kişiye beş yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesi talep ediliyordu.
Anayasa Mahkemesi, 30 Temmuz 2008'de açıkladığı kararında, 11 üyeden 6'sının kapatma yönünde oy kullanmasına karşın parti kapatma için gerekli olan 7 oy çoğunluğu sağlanamadığı için talebi reddetmişti. AK Parti kapatılmamış ancak 2008 yılında aldığı Hazine yardımının yarısından yoksun bırakılmasına karar verilmişti.