SON 24S
  • BİST%0.00 0.00
  • DOLAR%0.00 0.00
  • EURO%0.00 0.00
  • ALTIN%0.00 0.00

ANAYASA MAHKEMESİ NE İŞ YAPAR?

Türkiye'de Anayasa Mahkemesiyle ilk kez 1961 Anayasası’yla tanıştı.
O yıllarda Türk siyasal sistemini inceleyen askerler, 1961 Anayasası’nın yasama işlemlerinin denetimi için Anayasa Mahkemesi kurulmasına karar verdiler.
1961 darbesini reddeden 27 Mayıs bayram kutlamalarını kaldıran 12 Eylül darbeci Askerleri, 1961 anayasasıyla hayatımıza giren anayasa mahkemesini 1982 Anayasası’yla korudular. 
1961 Anayasası, Anayasa mahkemesini kurarak, Anayasası’nın “Millet egemenliği” ilkesinden değişik bir egemenlik anlayışını kabul etmiştir. 
1961 Anayasası’nın 4. maddesine göre “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir”. Maddenin bu ilk fıkrası, 1924 Anayasası’nın 3. maddesinden olduğu gibi alınmıştır, 
Ancak, 1961 ve 1982 Anayasalarının egemenliğin nasıl kurulacağını gösteren cümle, 1924 Anayasası’ndan oldukça değişik bir içeriktedir, “Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar tarafından kullanır.”
Anayasa tarihçileri bu kuralın temel amacının, Parlamentonun üstünlüğüne son vermek olduğu söylemektedirler. Parlamentonun üstünlüğü 1924 Anayasası’nın en temel özelliği idi. 
İlk kez 1961 ve ondan sonra da 1982 Anayasası’nda benimsenen bu yeni ilkenin, yani egemenliğin Anayasa’nın koyduğu esaslara göre yetkili organlar tarafından kullanılmasının öngörülmesiyle birlikte, Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet adına egemenliği kullanan tek organ olmaktan çıkmıştır. Bu da Millet İradesini kısıtlayan bir durumdur. 
Anayasa Mahkemesi, 1961 ve 1982 Anayasalarında egemenliğin kullanılmasında önemli bir paya sahiptir. Çünkü Anayasa Mahkemesi, Milletin seçtiği parlamentonun çıkardığı yasaların Anayasa’ya aykırı olup olmadığına karar verebilmektedir. 
Anayasa Mahkemesi'nin kurulduğu 1961'den önce, siyasi parti kapatma Sulh Ceza ve Asliye Hukuk Mahkemeleri eliyle oluyordu. 1961 yılından bugüne kadar siyasi parti kapatma yetkisi Anayasa mahkemesinin tekelindedir.
Çok partili döneme geçilen 1950'den sonra kapatılan İki parti Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nce kapatıldı. 
Anayasa Mahkemesi, darbecilerin bütün siyasi partileri kapattığı 12 Eylül 1980'e kadar, altı partiyle ilgili kapatma kararı verdi: Aynı Anayasa mahkemesi 12 Eylül'den sonra 18 partiye kapatma kararı, 
Anayasa mahkemesinin kararlarından en çok çeken, Necmettin Erbakan’dır, kurduğu partilerden dört tanesi kapatılmıştır. Bu Cumhuriyet tarihinde ve dünya siyasi tarihinde tektir.
İlginç bir durumda, Anayasa mahkemesi Necmettin Erbakan’ın kurduğu dört partiyi kapatırken tek bir gerekçe belirtti;  "laiklik karşıtı eylemler içinde olduğu." 
Bugünlerde Anayasa mahkemesi bazı üyeleri parti kapatamamanın sıkıntısıyla, daha önce kendisini milletin üstünde görürken, şimdi büyük bir eziklik yaşıyor. 
Onun içinde ara ara siyasi iktidara ve millete ayar vermeye çalışıyor. Anayasa mahkemesi üyelerinden birisi önce İçişleri bakanına taktı, sert tepki ile karşılaşınca, yapmak istediğini bir tık daha geliştirerek, Anayasa mahkemesinin ışıklarının yandığını açıklayıverdi.
Birçok okurum bunda ne var diyebilir. 
Bunda çok şey var,
Eskiden darbeler gelirken iki cümle çok kullanılırdı,
Genelkurmay’ın ışıkları yanıyor. Genç subaylar rahatsız.
Bu iki cümleyi duyan kendilerini “demokrat” gören Milletin iktidara getirmediği darbe severler Heyecanlanırlardı. Yerlerinde duramaz hale gelirlerdi. Askerlerin önünde, Selama dururlardı. Onun için bu paylaşımda çok şey var.
Anayasa Mahkemesi üyesi şahıs, bir gece Twitter’da Anayasa Mahkemesi binasının fotoğrafını, “Işıklar yanıyor” diye paylaşması. Tarihi bilenler bu eski hatıraya yapılan bilinçli ve kasıtlı bir gönderme olduğunu hemen anladılar.
Bu şahıs, bunu bilerek ve isteyerek yaparak Anayasa Mahkemesinin ağırlığına gölge düşürmüştür.
Bazıları komplo teorileri üretip, “iktidar partisi Anayasa Mahkemesi’ni tartışmaya açmak istiyordu, bu paylaşım sonrası elini güçlendirdi, deseler de; Bu adı üzerinde komplo teorisinden öteye geçmez.
Bir başka soruya buradan cevap vermek gerekir, “Bu adamı buraya kim atadı?” sorusunun cevabı da, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yıpranmasına sebep olmuştur. Bu konuda da bir komplo üretebilirsiniz.
Kısaca Twitter denilen bir yerden yapılan bu paylaşım basit ve ucuz davranıştır. Bu paylaşımla bir çuval inciri berbat etmiştir.
Bu paylaşım olmasaydı ben buradan son paragrafı yazmayacaktım. Bu paragrafı bana yazdıran paylaşımı yapan Anayasa mahkemesi üyesi şahsa teşekkür ederim. Demokrasiden yanaysanız, Totaliter rejimleri reddediyorsanız ve gerçekten Atatürkçüyseniz, Milliyetçi ve muhafazakârsanız. 
Gelin hep beraber darbecilerin Anayasalarını korumak için kurulan 1924 Anayasasını ve Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir prensibini ayaklar altına alan bu mahkemeyi kaldırın…
Tekrar soruyorum; ANAYASA MAHKEMESİ NE İŞE YAPARMIŞ?
 

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Henüz hiç yorum yapılmadı. İlk yapan sen ol.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Canlı İzle
E-Gazete
Galeri
Video