Mikro plastikler artık her yerde… Balık sezonuyla birlikte tezgahlarda hareketlilik artarken Karadeniz ve Marmara Denizi'ndeki mikroplastik kirliliğine ilişkin araştırmalar dikkat çekti.
Bu kapsamda bilim insanlarının farklı balık türleri üzerinde yaptığı incelemelerde, denizlere karışan plastik atıkların parçalanmasıyla oluşan mikroplastiklere rastlandı.
Son bulgular, özellikle Türkiye'de yaygın olarak tüketilen balıklardaki kirlilik düzeyinin araştırılması gerektiğini ortaya koydu.
hamsi ve palamutta tespit edildi
Buna göre Karadeniz'de gerçekleştirilen araştırmalarda hamsi, palamut, lüfer, mezgit, barbun ve zargana gibi türler incelendi. Balıklarda mikroplastik parçacıkları belirlenirken özellikle hamsi ve palamutta tespit edilen yabancı maddeler dikkat çekti.
12 farklı balık türü incelendi
Bu arada Marmara Denizi'nde istavrit, kefal, pisi ve dil balığının da aralarında bulunduğu 12 tür üzerinde yapılan incelemelerde mikroplastik varlığı bildirildi.
Bu sonuçlar bağlamında paylaşılan bulgularda istavrit öne çıkarken plastik parçacıklarının yalnızca belirli türlerle sınırlı kalmadığı görüldü.
BALIKTAKİ Mikroplastikler insan sağlığını nasıl etkiliyor?
Dolayısıyla denizlere ulaşan plastik atıklar, güneş ışığı ve fiziksel aşınma gibi etkenlerle zaman içinde küçük parçacıklara ayrılıyor. Balıklar bu parçacıkları suyla veya besinleri aracılığıyla vücutlarına alabiliyor.
Bu konuda, yani mikroplastiklerin gıda yoluyla insanlara geçişi mümkün olsa da maruziyetin uzun vadeli sağlık etkileri konusunda bilimsel araştırmalar sürüyor. Balıkların sindirim sisteminde bulunan parçacıklarla yenilebilir dokularındaki parçacıkların ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.