KONYA HABER
Konya
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6594 %0.06
56,2256 %0.06
11.063,81 %0.79
BBN Haber Yaşam Gelecekle ilgili belirsizlikler, sağlık sorunları, ekonomik endişeler: Anksiyete bozukluğuna çare

Gelecekle ilgili belirsizlikler, sağlık sorunları, ekonomik endişeler: Anksiyete bozukluğuna çare

Gelecekle ilgili belirsizlikler, sağlık sorunları, ekonomik endişeler ya da günlük hayatın stresinin kişilerde artmış endişeye neden olabildiğini belirten uzmanlar, makul düzeyde endişenin ise insanı muhtemel risklere karşı hazırladığını söyledi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağrı Çimentepe Sezer, "Ancak uyku düzeni bozulduysa, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü yaşanıyor ve günlük hayat etkileniyorsa profesyonel değerlendirme gerektirebilir" uyarısında bulundu.

Gelecekle ilgili belirsizlikler, sağlık sorunları, ekonomik endişeler: Anksiyete bozukluğuna çare
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 3 dk

Sorunun endişenin kendisi değil, içinde bulunulan durumdan daha fazla endişelenmek olduğunu ve endişenin çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirten Acıbadem Bursa Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Çağrı Çimentepe Sezer, "Endişe tek başına ruhsal bir sorun değildir. Belirsizlik ve muhtemel tehditler karşısında ortaya çıkan doğal bir ruhsal yanıttır. Aslında sorun endişenin kendisinden çok, içinde bulunulan durumda gerektiğinden fazla endişelenmektir" dedi.

Makul düzeyde endişenin dikkati artırarak kişiyi önlem almaya yönlendirdiğini belirten Dr. Sezer, belirli bir eşikten sonra ise bunun tersine döndüğünü ifade ederek şöyle konuştu:

"Aşırı endişe dikkati keskinleştirmek yerine dağıtır, düşünme kapasitesini daraltır ve çözüm üretmek yerine kişiyi aynı düşünceler etrafında dönüp durmaya sürükler. Günlük hayatta yaşanan her endişenin sorun olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Yaklaşan bir sınav, iş görüşmesi, sağlıkla ilgili bir belirsizlik ya da ekonomik sorunlar hepimizi endişelendirebilir. Sorun ortadan kalktığında bu endişenin de azalmasını bekleriz. Anksiyete bozukluğunda ise kişi henüz gerçekleşmemiş ihtimaller üzerinde tekrar tekrar düşünmeye başlar ve endişesini kontrol etmekte güçlük yaşayabilir."


Endişe sebebiyle kişinin günlük hayatının etkilenmesi durumunda destek alma ihtiyacının doğabileceğine dikkat çeken Dr. Sezer, "Uyku düzeninin bozulması, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, kaçınma davranışlarının başlaması ve günlük işlevselliğin etkilenmesi durumunda profesyonel değerlendirme gerekebilir. Endişe bedende de önemli değişikliklere yol açmaktadır. Endişe sırasında beden bir tehlikeye karşı hazırlanmaya başlar. Kalp atışlarının hızlanması, kaslar gerilme, terleme, mide ve bağırsak hareketlerinde değişiklikler ve nefes alışverişinin hızlanması bu hazırlığın bedensel karşılığıdır. Gerçek bir tehdit olmamasına rağmen bu alarm halinin uzun süre devam etmesi kişiyi hem fiziksel hem de ruhsal açıdan yorabilir" dedi.

“Belirsizliği tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak endişeyi artırabilir”

Endişe yaşayan birçok kişinin sürekli düşünerek, araştırarak veya çevresinden güvence isteyerek rahatlamaya çalıştığını belirten Dr. Sezer, bunun her zaman işe yaramadığını söyledi. Dr. Sezer, "Belirsizliğin doğası gereği kişi aradığı kesinliğe hiçbir zaman ulaşamaz. Böylece endişeyi azaltmak için gösterilen zihinsel ve davranışsal çabalar, paradoksal olarak endişenin sürmesine katkıda bulunabilir" ifadelerini kullandı.

“Tedavinin amacı endişeyi yok etmek değildir”

Endişenin her zaman ortadan kaldırılması gereken bir duygu olmadığını vurgulayan Dr. Sezer, "Tedavinin hedefi kişinin hayatını risksiz hale getirmek değildir. Ruhsal sağlık hiçbir şeyden endişe etmeden yaşamak anlamına gelmez. Psikiyatrinin endişeye yaklaşımında amaç, endişeyi tamamen yok etmek değil; kişinin yaşamına hizmet eden bir uyarı olmaktan çıkıp işlevselliğini bozan bir hale geldiğinde onu yeniden işlevsel bir düzeye taşımaktır" dedi.

Dr. Sezer, endişenin sürekli hale gelmesi, kontrol edilememesi, uykuyu, dikkati, işlevselliği ve ilişkileri belirgin şekilde etkilemesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız