KONYA HABER
Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
11.099,76 %1.26
BBN Haber Sağlık Diş sıkma buzdağının görünen kısmı mı: Altta yatan sorun büyük olabilir

Diş sıkma buzdağının görünen kısmı mı: Altta yatan sorun büyük olabilir

Diş sıkma, çoğu zaman yalnızca dişleri ilgilendiren bir sorun olarak değerlendirilse de güncel bilimsel veriler bunun çok daha karmaşık bir tablo olduğunu ortaya koyuyor. Peki neden dişimizi sıkarız? Altındaki hayati sır ne?

Diş sıkma buzdağının görünen kısmı mı: Altta yatan sorun büyük olabilir
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 2 dk

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, diş sıkmanın çoğu zaman buzdağının görünen kısmı olduğunu belirterek, "Diş sıkma tek başına bir hastalık değil, çoğu zaman altta yatan problemlerin dışa yansıyan bir belirtisidir. Sadece diş sıkmayı azaltmaya çalışıp stresi, boyun ve çene kaslarındaki gerginliği, miyofasiyal ağrıları ve postür bozukluklarını göz ardı edersek kalıcı başarı sağlamak zorlaşır" dedi.

Çene eklemi, boyun ve omurga birbirini doğrudan etkilemekte

Bruksizm tedavisinde ayrıntılı değerlendirmenin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Koca, "Çene ekleminin hareket açıklığı, çiğneme kasları, boyun ve omuz kuşağı, miyofasiyal tetik noktalar, postür ve gerektiğinde dişlerin kapanış ilişkisi birlikte değerlendirilmelidir. Çünkü çene eklemi, boyun ve omurga birbirini doğrudan etkileyen bir fonksiyonel zincirin parçalarıdır" ifadelerini kullandı.

Hastalarda Botoks enjeksiyonları da uygulanabilir

Tedavinin kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Koca, "Manuel terapi ve osteopatik yaklaşımlarla çene, boyun ve omurgadaki hareket kısıtlılıklarının giderilmesi, nöral terapi ile sinir sisteminin düzenleyici mekanizmalarının desteklenmesi, akupunktur, kuru iğneleme, germe ve gevşeme egzersizleri, postür eğitimi ve yaşam tarzı düzenlemeleri uygun hastalarda tedavinin önemli parçalarını oluşturur. Çiğneme kaslarının aşırı aktivitesi bulunan uygun hastalarda Botoks enjeksiyonları da uygulanabilir" şeklinde konuştu.

GECE PLAĞI

Diş hekimliğinin de tedavinin önemli bir paydaşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Koca, gerekli görülen hastalarda oklüzal splint (gece plağı) uygulamasının dişleri korumak ve çene eklemine binen yükü azaltmak açısından faydalı olabileceğini, ancak tek başına her hastada kalıcı çözüm sağlamasının beklenmemesi gerektiğini söyledi.

Baş ağrısı, boyun tutulması

Prof. Dr. Koca, sabah çene yorgunluğu, baş ağrısı, boyun tutulması, çene ekleminden ses gelmesi veya diş aşınması yaşayan kişilerin yalnızca dişleri açısından değil, kas-iskelet sistemi yönünden de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Kalıcı tedavi için görünen belirtiyi değil, onu ortaya çıkaran nedenleri tedavi etmek gerekir" diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız