Konya’nın Beyşehir ilçesinde bulunan 661 yıllık Hoca Şeyh Muhittin Camii; ahşap direkleri, ince işçilikle hazırlanan süslemeleri ve kendine özgü mimarisiyle geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Güdük minaresi ve çatısına her yıl yuva yapan leyleklerle dikkat çeken tarihi yapı, Selçuklu ahşap cami geleneğinin yaşayan örnekleri ve zarif temsilcileri arasında yer alıyor.

Anadolu'nun köklü tarihine tanıklık eden Konya, yüzyıllardır ayakta kalan mimari eserleriyle kültürel zenginliğini korumaya devam ediyor. Bu mirasın dikkat çeken örneklerinden biri de Beyşehir ilçesine bağlı Bayındır Mahallesi'nde bulunan Hoca Şeyh Muhittin Camii. 1365 yılında inşa edilen ve yaklaşık 661 yıldır ayakta duran cami, ahşap direkli mimarisiyle geçmişin sanat anlayışını bugüne taşıyor. Mütevazı dış görünüşünün ardında önemli mimari ayrıntılar barındıran yapı, özellikle ahşap işçiliğiyle dikkat çekiyor.

EŞREFOĞLU CAMİİ'NİN KÜÇÜK BİR BENZERİ
Hoca Şeyh Muhittin Camii, mimari özellikleri bakımından UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Beyşehir Eşrefoğlu Camii ile benzerlik gösteriyor. Bu nedenle halk arasında ve mimari değerlendirmelerde Eşrefoğlu Camii'nin küçük bir örneği olarak da anılıyor. Caminin iç bölümünde yer alan ahşap direkler, sütun başlıkları, kirişler ve tavan süslemeleri, dönemin ustalık anlayışını gözler önüne seriyor. Bitkisel ve geometrik motiflerle bezeli ahşap yüzeyler, yapının sade görünümünün arkasındaki sanatsal zenginliği ortaya koyuyor.

GÜDÜK MİNARESİ VE LEYLEKLERİYLE TANINIYOR
Tarihi camiyi farklı kılan ayrıntılardan biri de kısa minaresi. Güdük minaresi nedeniyle farklı bir siluete sahip olan yapı, çatısına her yıl yuva yapan leyleklerle de tanınıyor. Kültürel miras ile doğal yaşamın iç içe geçtiği cami, bu özelliği sayesinde halk arasında “Leylekli Güdük Minareli Cami” adıyla biliniyor.



