KONYA HABER
Konya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6102 %0.16
56,4033 %-0.17
11.068,17 %0.49
BBN Haber Konya Haber Göncü: 12 Eylül Darbesi, Demokrasi Tarihimizin Kara Lekesidir

Göncü: 12 Eylül Darbesi, Demokrasi Tarihimizin Kara Lekesidir

MHP Konya İl Başkanı Sedat Göncü, "12 Eylül anayasal düzenin ortadan kaldırıldığı ve temel hak ve hürriyetlerin ağır şekilde ihlal edildiği karanlık bir dönemdir" dedi

Göncü: 12 Eylül Darbesi, Demokrasi Tarihimizin Kara Lekesidir
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 3 dk

MHP Konya İl Başkanı Sedat Göncü, yazılı bir açıklama yaparak, 12 Eylül Darbesini tel'in etti. “12 Eylül 1980 askerî darbesinin 46’ncı yıl dönümünde; millî iradeye vurulan bu ağır darbeyi, sebep olduğu acıları ve milletimizin hafızasında bıraktığı derin yaraları bir kez daha hatırlıyoruz” diyen Göncü, "12 Eylül; demokrasinin askıya alındığı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kapatıldığı, siyasi partilerin faaliyetlerine son verildiği, anayasal düzenin ortadan kaldırıldığı ve temel hak ve hürriyetlerin ağır şekilde ihlal edildiği karanlık bir dönemdir. Bu darbe yalnızca siyasi kurumları hedef almamış; milletimizin geleceğini, gençlerimizin umutlarını ve Türkiye’nin demokratik gelişimini de ağır biçimde yaralamıştır. Binlerce insan gözaltına alınmış, cezaevlerinde insanlık dışı muamelelere maruz bırakılmış, genç yaşta nice vatan evladının hayatı karartılmıştır.
Ülkücü Hareket de 12 Eylül’ün zulmünden en ağır şekilde etkilenen kesimlerin başında gelmiştir. Vatanın bölünmez bütünlüğünü savunan, Türk milletinin birliği ve devletimizin bekası için mücadele eden ülkücüler; darbe yönetimi tarafından suçlu ilan edilmiş, işkencelerden geçirilmiş, zindanlara atılmış ve idam sehpalarına gönderilmiştir. Ülkücüler, uğruna mücadele ettikleri devletin cezaevlerinde ağır bedeller öderken; fikirleri darbe yönetimi tarafından kullanılmaya çalışılmıştır. Bu tarihî çelişki, “Fikrimiz iktidarda, kendimiz zindanda” sözüyle milletimizin hafızasına kazınmıştır.
İnsan hayatını siyasi dengelerin aracı olarak gören, adaleti “bir sağdan, bir soldan” anlayışına indirgeyen darbeci zihniyet; hukuk devletini, insanlık onurunu ve vicdanları ağır şekilde yaralamıştır. Ülkücü şehitlerimizin idam sehpasına yürürken gösterdikleri iman, cesaret ve vakar, bugün de hafızalarımızdaki yerini korumaktadır.

Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş ve Milliyetçi Hareket Partisinin yöneticileri de siyasi yasaklara ve baskılara maruz bırakılmıştır. Ancak bütün bu zulümlere rağmen ülkücü irade teslim alınamamış; Milliyetçi Hareket’in vatan, millet ve devlet sevdası ortadan kaldırılamamıştır.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi, demokrasi dışı arayışların hiçbirisi Türkiye’ye huzur ve istikrar getirmemiştir. Milliyetçi Hareket Partisinin tavrı dün olduğu gibi bugün de açıktır: Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletine aittir. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç, vesayet odağı veya silahlı müdahale kabul edilemez.


Darbelerden, muhtıralardan, vesayet girişimlerinden ve antidemokratik müdahalelerden medet umanlar bilmelidir ki Türkiye’nin geleceği sandıkta, demokraside, hukukta ve millî iradede şekillenecektir.
Devletimizin bekası ile demokrasimiz birbirinin rakibi değil, birbirini tamamlayan iki temel değerdir. Güçlü devlet; hukukun üstünlüğüne bağlı, milletinin iradesine saygılı ve demokratik kurumları sağlam bir devlettir.
Bugün bizlere düşen sorumluluk; 12 Eylül’ün meydana getirdiği acıları unutmamak, geçmişten gerekli dersleri çıkarmak ve aynı karanlık dönemlerin bir daha yaşanmasına izin vermemektir. Çocuklarımıza ve gençlerimize darbelerin gölgesinin düşmediği, düşüncelerin şiddetle değil demokratik zeminde yarıştığı, adaletin herkes için eşit tecelli ettiği güçlü bir Türkiye bırakmak hepimizin ortak vazifesidir.
Bu vesileyle 12 Eylül döneminde idam edilen ülküdaşlarımızı, cezaevlerinde işkence ve zulme maruz kalan dava arkadaşlarımızı, gençlikleri ellerinden alınan bütün mağdurları rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.
Rabb’im aziz milletimizi her türlü darbe, vesayet, terör ve fitne girişiminden muhafaza eylesin.
Birliğimiz daim, devletimiz ebet müddet, millî irademiz hâkim olsun" ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız