Dünya yeni bir döneme giriyor… Bu kapsamda Pasifik’in sıcak suları yalnızca okyanusun üzerinde kalmıyor; dünyanın tarlalarına, limanlarına ve emtia piyasalarına doğru ilerliyor.
Üstelik bu kez piyasanın karşı karşıya olduğu risk, sıradan bir hava olayı değil.
TARİHSEL EL NİNO
Süper El Nino güçleniyor ve meteoroloji uzmanlarına göre 2026 sonbahar-kış döneminde çok güçlü bir olay yaşanma ihtimali yüzde 90’ın üzerinde. Ekim-aralık dönemi için ise 1950’den bu yana kaydedilen en güçlü olayları aşabilecek “tarihsel” bir El Nino olasılığı yüzde 75.
Gübre kıtlığı, yüksek enerji maliyetleri ve jeopolitik gerilimler
Bu bağlamda küresel tarım stratejileri danışmanlık uzmanlarının değerlendirmelerine göre uzun sürebilecek bir El Nino, gübre kıtlığı, yüksek enerji maliyetleri ve jeopolitik gerilimlerle birleşirse küresel gıda emtia fiyatlarında yüzde 14-16’lık bir artışa katkıda bulunabilir. Etki en çok buğday, mısır, pirinç, kahve, şeker, kakao, soya ve palm yağında ortaya çıkabilir ve ayrıca gübre, enerji maliyetleri, navlun ve biyoyakıt politikaları etkilenebilir. Fiyat baskısı 2028 yılına kadar sürebilir.
İlk alarm veren kakao
Dolayısıyla hava koşullarına en hassas ürünler arasında kakao, şeker, kahve, bitkisel yağlar ve palm yağı öne çıkıyor. Beroe, kısa vadede en yüksek tedarik riskini kakaoda görüyor. Batı Afrika’daki aşırı yağış, hastalık baskısı ve zayıf ürün gelişiminin üzerine El Nino’nun eklenmesi, kritik büyüme döneminde üretim riskini artırabilir.
Artık şekerde bölgesel risk
Bu kapsamda şeker tarafında risk daha bölgesel. Hindistan’da muson yağışları, stoklar ve etanol üretimine yönelen şeker kamışı arzı fiyatları etkileyebilirken, Brezilya küresel ihracat için daha güçlü bir arz tabanı oluşturuyor. Palm yağında ise asıl baskının 2027’de belirginleşmesi bekleniyor. Malezya ve Tayland’da üretim, yaşlanan plantasyonlar ve biyodizel talebi fiyat görünümünü belirleyecek.
Aynı şekilde tahıllarda eşzamanlı arz şoku
Yine tahıllarda da tablo tek yönlü değil. ABD ve Brezilya’daki olumlu üretim beklentileri küresel mısır arzını rahatlatabilirken, Avrupa’daki verim endişeleri bölgesel fiyatları yukarı çekebilir. Bu nedenle “Süper El Nino”nun küresel bir gıda kıtlığı yaratmasından ziyade, ürün ve bölge bazında eşzamanlı arz şokları ve sert fiyat hareketleri yaratması daha olası bir senaryo olarak öne çıkıyor.
SÜPER EL NİNO YÜZÜNDEN Gıda lojistiği de büyük risk altında
Öte yandan risk yalnızca tarlada kalmayacak. Kuraklığın nehir ve kanal taşımacılığı üzerindeki etkisi lojistik maliyetlerini artırabilir. Panama Kanalı'ndaki geçiş kapasitesindeki düşüş de gıda ve emtia ticareti açısından ek bir kırılganlık oluşturuyor. Enerji fiyatları ve biyoyakıt politikaları ise soya yağı, kolza yağı ve palm yağı gibi ürünlerde hava koşullarından bağımsız yeni fiyat baskıları yaratabiliyor.
YARIM MİLYONA YAKIN İNSAN ÖLEBİLİR
Dolayısıyla El Nino'nun ekonomik etkisinin ötesinde, aşırı sıcaklıkların ağır bir insan maliyeti yaratabileceği uyarısı geldi. University of Chicago bünyesindeki Climate Impact Lab araştırmacıları, mevcut "Süper El Nino"nun Haziran 2026-Şubat 2027 dönemindeki sıcaklık etkileriyle 451 bine kadar ek ölüm yaşanabileceğini hesapladı. Araştırmaya göre karalar üzerindeki sıcaklıkların normalin üzerine çıkması ve aşırı sıcak günlerin yüzde 44 artması bekleniyor. Eylül 2026-Şubat 2027 döneminde en yüksek ölüm tahmini Nijerya için 31 bin 400, Endonezya için 19 bin 300 ve Sudan için 17 bin 600 olarak hesaplanıyor. Afrika'da etkilenecek bölgeler arasında. Filipinler, Vietnam, Tayland ve Kamboçya'da ise toplam 19 bin 400 ek ölüm öngörülüyor. Hindistan ve Pakistan için de uyarılar yapılıyor.