Amerika-İran savaşında adeta yeni bir cephe açıldı.
Bu kapsamda Orta Doğu'da gerilim, askeri müdahalelerin enerji hatlarına sıçramasıyla yeni bir boyuta taşındı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın iki Amerikan gemisini hedef almasına karşılık olarak İran'a ait üç ham petrol tankerini vurduğunu duyurdu.
Bu enerji hatlarına yönelik operasyon kapsamında, İran'ın petrol ihracatında stratejik bir role sahip Kharg Adası açıklarındaki M/T Downy ve Jask yakınlarındaki M/T Stark 1 tankerleri kalıcı olarak devre dışı bırakıldı.
Aynı şekilde Umman Körfezi'nde bulunan yüksüz M/T Kylo (Noxen) tankeri ise mürettebatın tahliye edilmesinin ardından vurularak kullanılamaz hale getirildi ve sulara gömüldü.
Bu yöndeki açıklamalarda, vurulan hedeflerin Kharg petrol terminali değil, adanın açıklarındaki tankerler olduğu; terminaldeki yüklemelerin durduğuna dair henüz teyitli bir bilgi bulunmadığı kaydedildi.
ABD'den açık mesaj: “Daha yüksek ekonomik maliyet”
Bu saldırının ardından CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, yapılan askeri hamlenin stratejik amacına dikkat çekti. Saldırıların sadece münferit bir misilleme olmadığını belirten Cooper, verilecek karşılıkların Tahran yönetimi için "daha yüksek ekonomik maliyet" yaratacağını ifade etti.
Amerikan yönetimi, hedef alınan tankerlerin İran Devrim Muhafızları Ordusu ve bölgesel unsurları finanse eden milyarlarca dolarlık gizli bir ağın parçası olduğunu savundu. Yapılan açıklamalar, Washington'ın bundan sonraki süreçte İran'ın petrol taşıma kapasitesini ve lojistik ağını doğrudan ekonomik hedef olarak gördüğünü ortaya koydu.
Risk Hürmüz Boğazı'nda artık daha yüksek
Karşılıklı saldırılar sonrası askeri tırmanış, bölgedeki deniz ticareti hatlarını da doğrudan olumsuz etkiledi. Savaş öncesinde İran ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ının gerçekleştirildiği bölgede gemi trafiği ciddi oranda azaldı.
Bu arada Kpler verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 15 emtia gemisi geçerken, bu sayı saldırılar öncesindeki perşembe günü 4'e kadar geriledi. Takip cihazlarını (AIS) kapatarak seyreden gemilerin bu sayılara dahil olmadığı belirtilmekle birlikte, tankerlerin vurulmasının ardından nakliye riskinin daha da artacağı öngörülüyor.
TÜRKİYE'DE VE DÜNYADA PİYASA ALARMI
Öte yandan saldırının borsa ve piyasaların kapalı olduğu cumartesi günü gerçekleşmesi nedeniyle, askeri hamlenin petrol fiyatlarına olan doğrudan etkisi henüz tablolara yansımadı. Ancak cuma günkü kapanışta Brent petrol 96,28 dolara yükselirken, WTI petrolün varil fiyatı 91,48 dolara ulaşarak haftalık bazda yüzde 7,6 ila yüzde 10 arasında değer kazanmıştı.
Dolayısıyla hafta sonu yaşanan sıcak gelişmenin ardından ilk gerçek fiyatlamalar, pazartesi günü Asya piyasalarının açılmasıyla gerçekleşecek.
Yani Türkiye de dahil olmak üzere küresel piyasalar, jeopolitik risklerin petrol fiyatlarına ve enerji maliyetlerine nasıl yansıyacağını yakından takip edecek.
Piyasaların odaklandığı temel soru ise İran petrol lojistiğinin bundan sonra sistematik olarak hedef alınıp alınmayacağı olacak.