KONYA HABER
Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
11.099,76 %1.26
BBN Haber Genel LGS sonrası Konya'dan uyarı: Lise hayatında ‘yatış yılı' tuzağına düşmeyin

LGS sonrası Konya'dan uyarı: Lise hayatında ‘yatış yılı' tuzağına düşmeyin

LGS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından lise hayatına bu yıl başlayacak öğrenciler için yeni döneme sayılı günler kaldı. Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, öğrencilerin lise döneminde özellikle 9 ve 10. sınıfı "yatış yılı" olarak görmesinin büyük bir hata olduğunu belirterek, "Öğrencilerin 9. sınıftan itibaren ders çalışma disiplinlerini bozmamaları gerekiyor" dedi.

LGS sonrası Konya'dan uyarı: Lise hayatında ‘yatış yılı' tuzağına düşmeyin
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 3 dk

LGS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte ortaokulu tamamlayan öğrencilerin, dört yıllık lise hayatına adım atmasına sayılı günler kaldı. 

Yeni okul, yeni arkadaş çevresi ve ergenlikle birlikte yaşanan değişimlerin öğrencilerin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, lise döneminin hem akademik hem de sosyal açıdan doğru değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. 

ÖNEMLİ OLAN NE?

Aladağ, "Burada en önemli süreç, öğrencilerin fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik yapılarının değişmesi. Ortaokulu bitiren öğrenciler artık ergenlik dönemiyle beraber yeni bir genç olma ümidiyle hayata yeniden başlıyor. 

Bu nedenle öğrencilerin lise hayatı daha hızlı ve daha aktif bir şekilde gerçekleşecektir. Hem anne ve babaların hem de öğrencilerin lise hayatını dolu dolu geçirebilmesi için bazı önlemler almasında fayda var. 

Lisede çok farklı bir arkadaş çevresi, farklı kültürlerden gelen öğrenciler ve ergenlikle beraber başlayan değişim süreçleri söz konusu. 

Ortaokulda okuyan öğrencilerde özellikle öğretmenlerin öğrencilere karşı sahiplenme duygusu ve okula aidiyet duygusu daha fazla oluyor. Ancak liseye geçen öğrencilerde bu duygu biraz daha zayıflıyor. 

Çünkü artık bir genç oluyor. 

Gencin okula ve aileye aidiyetinin daha azaldığını görebiliriz. 

Ortaokul çağından lise çağına geçen öğrencilerde gençlikle beraber kendi arkadaş çevresini oluşturma ve kendi benliğini bulma çabası ortaya çıkıyor. 

Bu nedenle öğrencilerin lise hayatında akademik anlamda başarılı olabilmesi için 9. sınıftan itibaren derslerine ağırlık vermesi gerekiyor.

“Kesinlikle ekranlardan uzak durmaları, sosyal medya tuzağına düşmemeleri gerekiyor”

Öğrenciler tarafından doğru bilinen yanlışlara değinen Özcan Aladağ, "Genel olarak benimsenen ancak yanlış olan düşünce 'LGS sınavından çıktık, yoğun ve yorucu bir yıl oldu. Artık bizim için lisenin 9. ve 10. sınıfı rahat geçmeli.' Tabiri caizse bu yıllar, öğrenciler tarafından bir "yatış yılı" olarak benimsenebiliyor. 

Ancak üniversite sınavlarına baktığımız zaman TYT'nin 9. ve 10. sınıf konularını, AYT'nin ise ağırlıklı olarak 11. ve 12. sınıf konularını kapsadığını görüyoruz. 

Bu nedenle öğrencilerin lise hayatının sonunda üniversite sınavlarında başarılı olabilmesi için 9. sınıftan itibaren kendilerine çeki düzen vermeleri ve ders çalışma disiplinlerini bozmamaları gerekiyor. 

Tabii lise hayatı, kendi kişiliğini arayan öğrenciler için bir fırsat da olabilir. Bu nedenle öğrencilerin sadece ders çalışmak ve akademik gelişim sağlamak yerine kendilerini geliştirici sosyal ve kültürel faaliyetlere de önem vermesi gerekiyor. 

Kesinlikle ekranlardan uzak durmaları, tablet, bilgisayar ve sosyal medya tuzağına düşmemeleri gerekiyor. Çünkü bu tuzağa düşen gençlerin ilerleyen yıllarda kendi gelişimlerini engellediğini ve hayata 1-0 geriden başladıklarını görebiliyoruz. 

Bu nedenle öğrenciler lise hayatı boyunca çok iyi çalışacak ancak aynı zamanda kendi gelişimlerine de imkan tanıyacak" şeklinde konuştu.

“Kısıtlamadan ancak kontrollü bir şekilde öğrencilerini hayata hazırlamaları gerekiyor”

Aladağ, "Lise yıllarına baktığımız zaman, ortaokulda çok başarılı olan birçok öğrencinin lise hayatında akademik olarak derslerinin kötü olduğunu ve üniversite sınavlarında başarısız olduğunu görebiliyoruz. 

Bunun en önemli nedenlerinden biri de ergenlikle beraber öğrencilerin sınırsız bir özgürlük içerisine girmiş olmalarıdır. 

Bu nedenle anne ve babaların kesinlikle bu özgürlüğü kısıtlamadan ancak kontrollü bir şekilde öğrencilerini hayata hazırlamaları gerekiyor" diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız