Flörtten evliliğe uzanan sürecin maliyeti arttı.
İlk buluşmalardan düğün hazırlıklarına kadar yapılan harcamaların ciddi boyutlara ulaştı.
FLÖRTTEN EVLİLİĞE GİDEN YOL PARADAN GEÇİYOR
Flört etmekten evliliğe uzanan süreçte yapılan harcamalar, ilişkilerin ekonomik boyutunu gündeme taşıdı.
Artan maliyetler ve lüks yaşam beklentileri evlilik sürecini zorlaştırabiliyo.
Bir aratırmada İngiltere’de 2 bin evli erkek üzerinde yapıldığı aktarılan bir araştırmanın sonuçları ele alındı. Araştırmada, 13 ilk buluşmanın maliyetinin 100 bin TL, ilişkinin ilk yılındaki harcamaların 300 bin TL, ikinci yılındaki harcamaların ise 250 bin TL olduğu tespit edildi.
Aynı şekilde nişan ve evlilik süreci için öngörülen 350 bin TL’lik harcama da eklendiğinde toplam tutar 1 milyon TL’ye ulaşıyor.
Araştırmada, ilişkilerin de artık bir maliyeti olduğunu ortaya çıktı. Maliyet neredeyse lüks bir araba parası.
ERKEKLER EVLİLİKEN KAÇIYOR
Evlilikten kaçınan erkeklerin bu maliyetleri gördüğünde daha da çekimser davranabildiğine işaret ediliyor.
Flörtteki harcamalar erkeğing özünü korkutuyor.
DURUM TÜRKİYE'DE NASIL?
Durum Türkiye’de de benzer. Harcamaların da benzer biçimde artıyar.
Günümüzde bir düğünün maliyeti 3-4 milyon.
Bu tutar, bir ev fiyatıyla karşılaştırılabilecek büyüklükte yasda iyi bir araba alabilecek nitelikte.
Türkiye'de de ev, beyaz eşya ve düğün masraflarının da flört döneminden sonraki süreçte erkekleri düşündürüyor.
LÜKS BEKLENTİLERİ ARTIYOR
Kimi uzmana göre sosyal medya, ilişkilerdeki maddi beklentilerin yükselmesinde etkili oluyor.
Lüks yaşamın ve gösterişli organizasyonların sürekli sergilenmesinin kişilerin kendi ilişkilerini yetersiz görmesine yol açabilmekte.
Uzmanlara göre normal bir ilişkisi olan bir kadın sosyal medyadaki o lüks yaşamı görünce kendi ilişkisinin normal olmadığını düşünüyor.
Örneğin boğazda evlilik teklifleri, lüks düğün salonları ve pahalı organizasyonların beklentileri artırıyor.
Yine bazı uzmanlara göre sosyal medya bazı ilişkileri yıpratıyor.
NE KADAR ÇOK HARCARSAN O KADAR ÇOK SEVİYORSUN
Yine uzmanlara göre ilişkilerde yapılan harcamaların zaman zaman sevginin ölçüsü olarak değerlendirilmeye ybaşlandı.
Ne kadar harcama yapılırsa o kadar sevgi ölçütü olarak görülmeye başlandı.
Uzmanlara göre bu yaklaşımı doğru deği.
İlişkilerin maddi harcamalar üzerinden değerlendirilmesi sağlıklı ve tutarlı bir davranış değil.
Pahalı hediyeler ve gösterişli organizasyonların, sevginin temel ölçütü haline gelmesi ilişkiler üzerinde baskı yaratabilmekte.
Üstelik bu durumun sürdürülebilirliği de yok.
DAHASI Ev, araba ve yazlık beklentisi de gündemde
İlişkilerin erken döneminde maddi güvencelere yönelik beklentiler gündemde.
Televizyonlardaki evlilik programlarda da daha ikinci, üçüncü görüşmede bile ev sorulması, araba sorulması, yazlık sorulması ilişkinin düzeyini ve gideceği yönü göstermesi açısına önemsenior.
Çünkü bu tür soruların karşı tarafta maddiyatın öncelikli olduğu algısını oluşturabilsemke.
Ekonomik güvence arayışının erkeklerin kadınlara yönelik önyargılarını da besleyebildiğine dikkat çekiliyor.
Evlilik kararlarını artan maliyetler etkiliyor
Yine Türkiye’de hayat pahalılığının ve lüks tüketim beklentilerinin evlilik sürecini zorlaştırdığına işaret ediliyor.
Yüksek düğün masrafları ve evlilik öncesi harcamaların erkeklerin evlilikten uzaklaşmasında etkili olabileceğine dikkat çekiliyor.
Ekonomik koşulların kötüleşmesiyle birlikte evlilik hazırlıklarının daha ağır bir yük haline gelmekte.
Sonraki süreç özellikle ekonomi kötüleştikçe evdir, beyaz eşyadır, düğündür; çok gözünü korkutuyor ve evlilikten biraz daha her geçen yıl uzaklaşıyor.
Uzmanlara göre cömertlikle savurganlık ve tutumlulukla cimrilik arasındaki sınırın yanı sıra, çiftlerin maddi beklentilerini açıkça konuşmasının öneminin de altı çiziliyor.