KONYA HABER
Konya
Kapalı
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,9849 %0.11
55,7417 %-0.04
10.685,29 %-3.05
BBN Haber Genel Dünya bu haberi konuşuyor: Akdeniz’den 2 bin 100 yıllık sofra takımı çıktı

Dünya bu haberi konuşuyor: Akdeniz’den 2 bin 100 yıllık sofra takımı çıktı

Antalya Adrasan’daki yaklaşık 2 bin 100 yıllık gemi batığında yürütülen kazılarda binlerce seramik eserin gün yüzüne çıkarıldı. Çiçero’nun mektuplarına da konu olan Rhosus seramikleriyle ilişkilendirilen tabak ve kaselerin, aralarına konulan kil sayesinde günümüze sağlam ulaşması dikkat çekiyor.

Dünya bu haberi konuşuyor: Akdeniz’den 2 bin 100 yıllık sofra takımı çıktı
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 3 dk

Antalya Adrasan’daki yaklaşık 2 bin 100 yıllık gemi batığında yürütülen kazılarda binlerce seramik eserin gün yüzüne çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Antik dünyanın en lüks sofra takımlarını bu batıkta bulduk" dedi. 

Çiçero’nun mektuplarına da konu olan Rhosus seramikleriyle ilişkilendirilen tabak ve kaselerin, aralarına konulan kil sayesinde günümüze sağlam ulaşması dikkat çekiyor.

Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında, 2025 yılında kazısına başlanan seramik yüklü gemi batığı, antik dönemin sofra kültürüne ve Akdeniz ticaretine ışık tutuyor. Deniz yüzeyinin 42-55 metre altında sürdürülen çalışmalarda bugüne kadar binlerce eser çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalışmalara ilişkin açıklamasında, "Akdeniz’in derinliklerinden 2 bin 100 yıllık sofra takımlarını gün yüzüne çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı.
Batıktan çıkarılan eserlerin dönemin üretim becerisini ve ticaret hayatını ortaya koyduğunu belirten Ersoy, "Sandıklara yerleştirilirken aralarına konulan kil sayesinde günümüze sağlam ulaşan bu eserler, Anadolu’nun üretim ustalığını ve Akdeniz’in ticaret geçmişini bugüne taşıyor" dedi.
Ersoy, sualtı robotlarının desteğiyle çalışmalarını sürdüren kazı ekibine ve mavi vatanın kültürel mirasını ortaya çıkaran tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

Bir gemide 122 farklı form ve boyutta seramik

Batığın ana yükünü Antakya kökenli tabak ve kaseler oluşturuyor. Hatay’ın Arsuz ilçesinde, antik adıyla Rhosus’un kıyılarında üretildiği düşünülen eserler arasında kuruyemiş tabakları, çorba kaseleri, balık tabakları ve çeşitli boyutlarda tepsiler bulunuyor.
Toplam 122 farklı form ve boyuttaki seramik ürün, dönemin zengin sofra kültürünü yansıtıyor. Özellikle Roma’da talep gören bu ürünler, Akdeniz dünyasının lüks yemek takımları arasında yer alıyor.

Batıkta, Ege’deki bazı adalarda üretildiği düşünülen amforalar da bulundu. Farklı üretim merkezlerine işaret eden buluntular, geminin taşıdığı yükün çeşitliliğini ortaya koyuyor.

Çiçero’nun dostu için sipariş ettiği kaplar

Arsuz seramiklerinin tarihî önemini artıran ayrıntılardan biri, Romalı hatip ve devlet adamı Çiçero’nun yazışmalarında da yer almaları.

Çiçero, milattan önce (MÖ) 50 yılında dostu Attikus’a yazdığı mektupta, onun için Rhosus’tan seramik kaplar sipariş ettiğini anlatıyor. Bu yazışma, bölgede üretilen sofra kaplarının Roma dünyasında tanındığını ve tercih edildiğini gösteriyor.

Adrasan batığında bulunan seramiklerin Rhosus üretimiyle ilişkilendirilmesi, kazıyı antik kaynaklarda adı geçen bu ürünlerin deniz ticaretindeki yerini anlamak açısından da önemli kılıyor.

2 bin 100 yıl boyunca koruyan kil

Batıktaki tabak ve kaselerin günümüze iyi durumda ulaşmasının ardında, yükleme sırasında uygulanan bir yöntem bulunuyor.
Seramikler ahşap sandıklara yerleştirilmeden önce aralarına kil konuldu. Bu uygulama, gemi batarken eserlerin kırılmasını önleyerek binlerce yıl boyunca korunmalarına yardımcı oldu. Denizden çıkarılan tabak ve kaseler, dönemin işçiliğini ve biçim özelliklerini bugün de gözler önüne seriyor.

Antakya’dan İtalya’ya uzanan ticaretin izleri

Gemide bulunan Antakya kökenli MÖ 1. yüzyıl sikkeleri, batığın tarihlendirilmesine ışık tutuyor. Bulgular, geminin MÖ 1. yüzyılın ortalarında Antakya, Ege, Yunanistan ve İtalya kıyıları arasındaki ticaret ağı içinde faaliyet gösterdiğine işaret ediyor.

Arsuz’dan yola çıktığı düşünülen geminin, muhtemelen Roma’ya doğru ilerlerken fırtına sırasında bir sığlığa çarparak battığı tahmin ediliyor.

Adrasan açıklarındaki batıkta, sualtı arkeologlarının robotların da desteğiyle yürüttüğü kazı çalışmaları devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız