Kimisi serçe parmağımda küçük, nasırlaşmış bir şişlik fark ediyor. Kimisinin omuzları ağrıyor. Kimi gözlerinden şikayetçi.
Üstelik bütün bunlar tam da telefonla uğraşırken oluyor.

Peki, telefonum vücudumun geri kalanına neler yapıyor?
Bu konuda en güncel bilimsel bulgular, telefonunuzun ve dijital yoldaşlarının boyun şeklinizi değiştirebileceğini, görme yetinize zarar verebileceğini, motor becerilerinizi etkileyebileceğini ve kas gücünüzü azaltabileceğini gösteriyor.
Dahası insanlar teknoloji odaklı yaşam tarzımızın daha fazla kırışıklığa yol açtığından bile endişe ediyor.
Bu durum fiziksel sorunların bazıları, zamanla bilişsel gerilemeye veya çok daha ciddi başka sorunlara da yol açabilir.

EKRANA BAKMAK
Artık teknolojinin vücudunuza zarar vermesini istemiyorsanız, bu konuda yapabileceğiniz bazı şeyler var.
Uzmanlara göre açık havada geçirilen zamanın koruyucu bir etkisi olduğu görülüyor. Dışarıdaki parlak ışık retinadan dopamin salımını uyarıyor.
Oysa teknoloji, zamanımızın daha büyük bir bölümünü kapalı mekanlarda geçirmemize yol açan küresel bir değişimin parçası.
Uzmanlar bu bağlamda, cihazlarınızın gözleriniz üzerinde dolaylı bir olumsuz etkisi olabileceğine inanıyor.
Çözüm basit. Sadece dışarıda daha fazla zaman geçirmeniz gerekiyor.
Üstelik bu sadece gözleriniz için iyi değil, aynı zamanda daha iyi uyumanıza da yardımcı olabilir.
Ancak güneş ışınlarının zararlı etkilerinden kaçınmak için güneş kremi ve güneş gözlüğü takmayı unutmayın.

EKRANA EĞİLMEK
Şimdi bu yazıyı bir telefonda okuyorsanız, muhtemelen bakmak için başınızı öne doğru eğiyorsunuzdur.
Dolayısıyla bu "öne eğik baş duruşu" boynunuza 27 kilograma kadar baskı uygulayabilir.
Artık zaman içinde bu durum omurganızdaki disklere zarar verebilir, eklem ve kasların yapısını bozabilir ve hatta akciğer kapasitenizi azaltabilir. Hatta bunun bir takma adı bile var: "Teknoloji boynu".
Dahası vücudunuzun görünümünü kalıcı olarak değiştirebilir.
Bu konuda bir doktorun onayıyla yapılacak özel egzersizler bu sorunu düzeltmeye yardımcı olabilir. Ancak hemen şimdi uygulayabileceğiniz daha basit değişiklikler de var.
- Telefonunuzu daha yukarıda tutun.
- Ekranı göz hizasında ve ideal olarak yüzünüzden bir kol boyu uzaklıkta konumlandırın.
- Aynı tavsiye bilgisayar monitörleri için de geçerli.
- Bazı uzmanlar, ekran başında geçirilen süreye ara vermenin faydalı olabileceğini belirtiyor.
- Her yarım saatte bir 20 dakikalık mola vermeyi deneyin.
Peki "teknoloji boynu" (sürekli öne eğilerek ekrana bakmaktan kaynaklanan duruş bozukluğu) boyun kırışıklıklarına yol açıyor mu?
Uzanlara göre, bu teorik olarak mantıklı.
Tekrarlayan baskının kırışıklıklara neden olduğunu, dolayısıyla sürekli öne eğilip boynu katlamanın bir sorun teşkil edebileceğini belirtiliyor.
Yine de, bu bağlantıyı kanıtlayan nitelikli bir çalışma henüz bulunmadığını ifade ediliyor.
Öte yandan endişe edilmesi gereken başka cilt sorunları da mevcut, özellikle de akıllı saatlerini hiç çıkarmayanlar için.
Saatin altındaki bölge gibi, karanlık ve nemli ortamlar mantar oluşumu için son derece elverişli. Bu durum tahrişe ve hatta egzamaya yol açabiliyor.
Yanı sıra bu durumun cilt bariyerine zarar verebileceğini belirtiliyor.
Bunun sonucunda nikel, kauçuk, lateks ve akrilat adı verilen bir grup kimyasal dahil olmak üzere teknolojik ürünlerde bulunan bazı maddelere karşı hassasiyet gelişebileceğine dikkat çekiliyor.
Oysa çözüm ise basit. Akıllı saatinizi daha sık çıkarın ve cildinizi yıkayın. Hextall ayrıca, saati gün boyu takacaksanız koruyucu bir bariyer krem kullanmanızı öneriyor.
Bilgisayar tabanlı ve hareketsiz işlere yönelmenin fiziksel kondisyondaki düşüşe katkıda bulunduğuna dair makul gerekçeler de var.
Örneğin bir tenis topunu var gücünüzle sıkıp bu pozisyonu 15-30 saniye boyunca koruyabilmeniz gerekir.
Yani aslında yapmanızg ereken, spor salonunun yolunu tutun.